[For Members][Üye Özel] 
Kıraç: Yeter ki Cim-Bom şampiyon olmasın
Hayatta en zor mesleklerden biri de sanatla uğraşmaktır.. Ama bu her sanatçı için geçerli değil.. Çünkü; kimi sanatçılar vardır, özü ve sözü birdir, ürettikleriyle halka malolmuşlardır... Kimileri de vardır ki, onlara da sanatçı denmiştir ancak, tek yaptıkları başkalarının sırtından geçinmek olmuştur... Aynı olay zaman zaman spor camiasında da geçerlidir... Ama daha öncede belirttiğimiz gibi sanatçı olmak ayrı olaydır. Gerçek sanatçıdan da gerçek işler istenir. Nitekim birgün Fenerbahçe’nin efsane başkanı Aziz Yıldırım ondan bir marş yapmasını ister.. Bir anda kalbi küt küt atar.. Hemen işe soyunur.. Ama tam istediği kalite ancak altı ayda oluşur.. Veeee.. Ortaya Fenerbahçe Marşı çıkar. Ama hem beste, hem güfte kendisine ait... İşte özü, sözü bir daima söylediğinin arkasında olan bir sanatçı KIRAÇ... ....... Kıraç’a İstihbarat Şefimiz Şahin Kasımoğlu ile gittik.. Bizce hakikaten de çok zevkli idi... Çünkü ona “Fenerbahçe” de ve mikrofonu uzat. Söze ilk olarak halen İspanya’da bir buçuk milyon kişinin dinlediği Fenerbahçe Marşı ile başlayalım ve daha sonra da bombayı patlatalım.. Ve bu yalanlanmayacak da bir gerçek... Bu marşın hikayesini anlatır mısın?.. “Aziz Yıldırım beni aradı. Hemen kabul ettim ve altı ayda da toparladım. Hakikaten güzel de oldu. İlk olarak Aziz Yıldırım ile 100.Yıl Komitesi’nin Başkanı Ender ağabey var onlara dinlettim. Aziz Yıldırım hemen olay budur dedi ve ilk defa dinlemesine rağmen söylemeye başladı. Ayrıca taraftarlar çok sevdi. Hatta başka takım taraftarlarından bile tebrik aldım. Fakat en büyük reklam, tam da marşın yazılması ile birlikte takımın da şampiyon olması idi...” Neden Fenerbahçe!.. “Nedenini araştırmaya vaktim bile olmadı ve doğuştan Fenerbahçeliyim. İnanın aileden geldi de diyemem. Çünkü babam Galatasaraylı. Tüm akrabalarım Galatasaraylı. Enteresandır, özellikle Fenerlilik, ille de aileden gelme olmuyor. Fenerbahçeli olacaksan, Fenerbahçelisin. İşte o kadar. Şimdi çok enteresan bir olay var. Benim ergenlik çağlarımda Fenerbahçe çok kötü durumdaydı. Yani bir zamanlar bu üçlü içerisinde en kötü idi. Rıdvanlı dönemi saymazsak çok acı yaşadı Fenerbahçe.. Bence takımda istikrar yok.. Hala göbeğimiz bazı maçlarda çatlıyor. Bundan birkaç sene önce ben Fenerbahçeliyim demekten utanıyordum . Ama şimdi asla.. Kıraç’ın Tuncay’ı çok sevdiğini biliyorduk. Ve ona “Tuncay?” dedik.. “İnanın Tuncay gittiği zaman çok üzüldüm. Çünkü Tuncay, Türk futbolu için büyük bir kazançtır. Ama her ne hal ise tutturdu, “Premier Lig’de top koşturacağım” diye. Sonunda istediğini de yaptı. Ama iş öyle oldu ki, şaşalı bir kulüp yerine Middlesbourg’da hemen karar kıldı. Gitti aslanlar gibi oynadı ve oynuyor da. Ama başkan ona kırgındı. Sebebi de neden apar topar gitmişti. Neyse lafı daha fazla uzatmayalım. Bilindiği gibi Tuncay’ın mukavelesi devam ediyor. Ama kulüp çok bastırırsa, Tuncay’da buna asla hayır demez. İşte işin aslı budur. Ve ben derim ki. Tuncay sonunda yuvaya dönerse yılın transferi olur Çünkü Tuncay büyük kayıptır. Bence asla bırakılmamalıydı. Nitekim Tuncay dünyada Henry gibi, Eto gibi, Ronaldo gibi beş altı futbolcudan biridir.” Peki rekabet konusunda ne diyeceksin.. “Benim için şampiyon Cim-Bom olmasın da kim olursa olsun. Çünkü bu duygu nedense bana küçüklükten beri geldi. Memlekette bizim mahallenin takımı sarı-kırmızı, husumetli olduğumuz takımın rengi ise sarı-lacivertti... Ama ben nedense husumet kazansın isterdim. Onun için onlar olmasındaaa! Kim olursa olsun..” Aziz Yıldırım nasıl bir başkan?.. “AZİZ YILDIRIM bence Fenerbahçe için çok büyük şanstır. Türkiye’de enteresan bir olay var. Büyük kulüplerin başına gelen adamlar daima hizmet vermek için geliyorlar. Bir sempati neticesi de onun geri dönüşümünü almak istiyor. Fakat bunun dengesini kaybedince, kulüp yaşamaya devam ediyor, ama acılar içerisinde... Menfi olarak ondan faydalananlar da faydalanıyor. Ama Aziz Yıldırım zaman geldi Fenerbahçe’yi kendi hayatından bile önde tuttu. Hatta onun bu sevgisinden dolayı bazıları yanlış anlamış olabilirler. Bir insan nasıl ölümsüz olur? Çok ünlü bir siyasisiniz Atatürk gibi, veya ünlü bir sanatçısınızdır sonsuza kadar yaşarsınız Karacaoğlan gibi.. İşte Aziz Yıldırım böyle bir işi çözdü.. Aziz Yıldırım asla günü birlik düşünmüyor. Hakikaten Fenerbahçe’nin başarılı olmasını istiyor. Ve herkesten daha fazla çalışıyor. Başkan olup ta köşelerde durmuyor. İnsan öldükten sonra da yaşamak istiyorsa, bir takım şeyler yapmalıdır. Aziz Yıldırım da bunu çözmüş vaziyette.. Bir an Aziz Yıldırım’ın yerinde olmayı hayal ettim kurgusal olarak, çünkü Türkiye’de bir KRAL var. Halkın sevdiği iyi bir kral...” Bir gün başkan olmayı düşünür müsün?.. sorusunun ardından uzun bir sessizlikten sonra gelen cevap.. “O kadar mesai nasıl harcarım düşünemem. Hakikaten çok zor bir iş. Çünkü o kadar çok insan var ki uğraşmanız gereken..Bırakın, takım başarılı olabilir. Ama öyle insanlar var ki işi gücü yok sizinle uğraşıyor. Ondan dolayı da herkesin de talip olmaması gereken bir yer” Şu anki Fenerbahçe kadrosu sizin için ideal mi? Yoksa onun da olması lazım diyebileceğiniz biri var mı?.. “Benim kızdığım hatta kendisine mail bile attığım oluyor. Yaa Zico ağabey Allah’ını seversen bize acı.. Bu da yapılır mı?.. Diyorum. Ama adam işi hakikaten iyi biliyor. Sonunda öyle bir hareket yapıyor ki, sizi utandırıyor. Aslında Fenerbahçe Zico da ısrar ederek de çok şey kazandı. Gerçekten futbolcu ile iyi diyalog kuruyor.” Peki takımda falso var mı? “Tek sırıtan adam Kezman. Sırıtıyor, hiçbir yararı olmadı. Bence bunu Zico da, Aziz Yıldırım da biliyor. Ama ne yapalım.. Semih ile Kezman asla kıyaslanamaz bile.. Çünkü şu an Türkiye’nin en iyi SANTFOR’u SEMİH.. Mesela Kezman’ın yerine Eto olsun derseniz, eyvallah ama.. Yine de ben Semih derim. Nitekim Semih’in Fenerbahçe’ye küsmesi ve Fenerbahçe’den ayrılması inanın beni çok üzer. Evet, Semih gerçek bir Fenerlidir. Amatör bir düşünce ile hareket etmektedir. Çünkü Fenerbahçe ruhunu taşımaktadır. Eto gibi kralı gelse, ben Semih’i yedirtmek istemem” Fenerbahçe’ye bugüne kadar yapılan transferler için ne diyeceksiniz? “Haaa... Mesela Ortega! Maradona onun için varisim dedi. Ama ne oldu?.. Roberto Carlos mantıklıydı. Oynasa ne olur, oynamasa ne olur. Ama Türk futbol camiası için Roberto Carlos çok faydalı olmuştur. Şimdi düşünelim, adam maç mı kazandırdı. Hayır.. Ama düşünün bir Uğur Boral’ın yaşı kaç Carlos ile beraber oynuyor. Bu olay onun için büyük paye.. Şahsen ben ne derim biliyor musunuz.. Eğer bir futbolcu takıma maç kazandırmayacak ise, alınmalı çünkü hava kazandırmalı..” Peki bu sene şampiyon kim olur?.. “Valla bu iş çantada keklik değil. Sürpriz bile olabilir. Ama ben kendimi şöyle şartladım. Fenerbahçe şampiyon olmazsa, dünyanın sonu değil. Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’ne katılıyor olması, Galatasaray’ın da şampiyon olamaması beni rahatlatır. Bence düğüm Trabzonspor maçı bitmeden de çözülmez...