![]() | |
| | ||
![]() |
| | Seçenekler |
| | #1 |
| Özgürlüğün ilham kaynağı dağlardır ![]() [left][font=Arial]Gerilla dağlarda elinde silahı, sürekli olarak savaşan, savaş dışında bir şey düşünmeyen kişi olarak bilinir. Oysa gerillacılık, savaş dışında, kültürel alanda bir çok eserin ortaya çıkarıldığı bir yaşamdır. Danstan tiyatroya, müzikten şiire, roman ve sinemaya kadar birçok alanda önemli eserlerin üretildiği bir yaşamdır gerillacılık. Gerillanın sanat alanındaki ilham kaynağı dağlardır. Dağlardan aldığı ilhamı sanatsal yaratıma dönüştüren gerillalardan biri de Jiyan Sarya. Jiyan'ın sanat yaşamı müzikle başlıyor, dans, tiyatro ile devam ederek oyun yazarlığından yönetmenliğe kadar uzanıyor. Jiyan Sarya'yla dağda kültürel çalışmaların zorlukları ve güzellikleri üzerine konuştuk. Kültürel çalışmalara ne zaman başladınız? 1992 yılında kültürel çalışmalarla ilgilenmeye başladım. 1994 yılında Kamışlı'da Koma Volkan'a katıldım. Müzik ve folklor çalışmalarında yer aldım. Annem kültürel çalışmalara katılmamı istemiyordu, PKK'ye katılmamdan kaygılanıyordu. Babam ise ailemizden birisinin gerillaya katılmasını istiyordu. 1998 yılında gerillaya katıldım. Ben bir gerilla olacağım, kendi özgürlüğüm için mücadele yürüteceğim diyordum. Dağda sadece savaş vardır diye düşünüyordum. Bir yıl askeri güçlerde kaldım. 2000 yılında ise kültürel çalışmalar için Şehit Sefkan Okulu'na katıldım. Ben aslında dansla ilgilenmek istiyordum ama böyle bir birim olmadığı için tiyatro grubunda yer aldım. Tiyatroyu da tanıdıkça sevdim. Dağdaki ilk kültürel etkinliğiniz neydi? Bir gün kültürel bir etkinlik düzenlendi ve ben de dans edecektim. Gerilla arkadaşların nasıl bir tepki vereceğini bilmiyordum. Hatta arkadaşlar 'sen dans etmeye mi geldin, yoksa savaşmaya mı' diyebilirler diye kaygılanıyordum. Dans ederken bile bu kaygıyı taşıdım. Dans biter bitmez gerilla arkadaşlarımın bana farklı yaklaşacağını sanıyordum, sahnede son olarak önderliğin fotoğrafını kaldırdım, benim fotoğrafı kaldırmamla birlikte herkesin alkışlaması ve slogan atması bir oldu. O zaman gözümden yaşlar akmaya başladı ve şunu anladım gerilla ve dans birbirinden kopuk değildir, aralarında bir çelişki yoktur, tam tersi her ikisi de bir savaş yöntemidir, biri direk düşmanla savaşır, diğeri egemen kültürle bir savaşımdır. Tiyatro çalışmaları sırasında neler yaptınız? İlk olarak Zilamên Tazî oyununda rol aldım. Filistinli bir yazara aittir. Oyunda bir çocuğu canlandırdım. Sonra Zilan'ı (Zeynep Kınacı'yı) anlatan bir oyun vardı. O oyunda da çocuk rolündeydim. O zaman hissettim ki, ben bir şey ifade ediyorum. Sonra tiyatro oyunları yazmaya başladım. İlk yazdığım oyun Awirên ji kevir'di. Sonra Letük'ü yazdım, ilk sahnelenen oyunum Letük oldu. Yazdığım bütün oyunlar sahnelendi. Dansla ilgili de bazı çalışmalarım oldu, bunlar deneme amaçlıydı. Bunlardan biri Feda, diğeri de Sema'dır. İkisini de önümüzdeki süreçte sahneleyebiliriz. Dağlarda yazmak nasıl bir duygu? Genelde yürüdüğümde ilham alıyorum. Yazma noktasına gelir gelmez bir ağacın ya da kayanın dibinde oturup aklımdakileri kaleme alıyorum. Doğa da farklı bir renk katıyor. Bana öyle geliyor ki duygularımın sanki yoğunlaşmış ve benim onları bir an önce yazıya dökmemi bekliyorlar. Yazıyorum, sonra da düzenliyorum. Eksik olan yönlerini tamamlıyorum ve zenginleştiriyorum. Bana sanki karakterler bir ağacın ardında saklı ve benim onu bulmamı istiyorlarmış gibi geliyor. Sanatla ilgilenen gerillalar arasında seni çok etkileyenler var mıydı? Gerillada kültürel çalışmalara 2000'de başlamıştık. İlk grubumuzdaki üç arkadaşım şehit düştü. Onların şahadetleri beni oldukça etkiledi. Hêvî arkadaş vardı yanımda, talihsiz bir kaza sonucunda şehit düştü. Onun sanatçı ruhu ve ısrarı bana umut veriyordu. Bizi mücadelesiyle sarsıyordu. Rezan arkadaş vardı, onun gücü tiyatroda diğer arkadaşlar gibi değildi, yeni yeni başlıyordu. Sonra bizden ayrıldı, kısa bir süre sonra da şehit düştü. Ama benim gözümde o bir sanat komutanıydı. O benim sanat komutanımdı. Yine Yekta arkadaş bizim guruptaydı, o benim hocamdır. Gurup olarak bize çok yönlü bir eğitim verdi. Bunun yanı sıra bana özel eğitimler de verdi. Onlar her zaman için benim yüreğimdeler. Zorlandığım zaman hemen onları hatırlıyorum. Onların tutkularının peşinde yürüyeceğim. Tiyatroyu ve yazmayı bana onlar öğrettiler ve sevdirdiler. Kürlerde tiyatro çok gelişkin değil. Kadın yazar ve oyuncu yok denecek kadar az. Tiyatroyla ilgilenen bir kadın gerilla olarak Kürt kadınındaki bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsun? Egemen güçler Kürtlerin zihinlerine savaşı yerleştirmiş. 'Hak arayışına gireceksen o zaman sadece silah kullanabilirsin' diyordu. Kültürel ve düşünsel hiçbir saha da varlık gösterilmesine izin verilmiyor, 'savaşacaksan sadece sana bu yol var, onu da başaramazsın' diyordu. Oysa kültürel çalışmalar bir halkın varlığıdır. Bir kadın olarak dağa geldikten sonra sadece savaşın olmadığını bunun yanında birçok çalışmanın yürütüldüğünü gördüm ve içine girdikçe kendimle gurur duymaya başladım. Sadece ben değil, yönetmenlik yapan birçok arkadaşımız var, onlar da aynı duyguları yaşıyorlar. Bunun zorluklarını da birçok yerde yaşadık. İşte 'siz kadınsınız, siz nasıl böyle bir çalışmayı yürütürsünüz, henüz küçüksünüz' gibi sözler de söylendi. Ama bizler sanat ve kültür çalışmalarında ısrar ettik ve bu ısrarımız sonucu, ortaya çıkardığımız eserlerle kadının dağda da olsa bunu yapabileceğini herkese gösterdik. Dağda kültürel çalışmalar yürütmenin zorlukları neler? Hemen bir örnek vermek istiyorum. Derwêşê ÊEvdê'yi anlatan bir oyun oynamak istedik, ama savaş gerçekliğimiz nedeniyle bunu gerçekleştiremedik. Çünkü bir savaş gerçeğimiz var. Savaşa göre mevzileniyoruz. Biz Kürtler sürekli olarak egemenlerin baskısı altında kalmışız. Kendi kültürümüzü yansıtamıyoruz. Ama benim Kürt tiyatrosu adına yapmak istediğim şeyler var. Kürtlere ait gerçekliği ortaya koymak istiyorum. Elbetteki bir yandan fiziki diğer yandan düşünsel baskılara karşı amansız bir mücadele de veriyoruz. Bunun zorlukları oldukça yoğun, ama bütün zorluklara rağmen eserler ortaya çıkarıyoruz. Burada çıkan her eserin anlamı farklıdır. Halkımız dilsiz bırakılmıştır. Kendini tanıtamıyor, ifade edemiyor. Şimdi bunu yapmaya çalışıyoruz. Dünyada şu anda bilinen bir halkız, ama bizim kültürümüz ve kimliğimiz her yönüyle kaybedilmiş. Hepsini ortaya çıkarmak istiyoruz. Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı? Son olarak şunu söylemek istiyorum. Özellikle Kürtlerde tiyatroyla uğraşanların her şeyden önce kendilerini derinleştirmeleri gerekiyor. Kürtlerin tiyatrosunu ortaya çıkarmamız gerekiyor. Dünyada artık tiyatronun öldüğü söyleniyor. Bizim bu düşünceyi tersine çevirmemiz gerekiyor. Bütün tiyatrocuları ve buna ilgi duyanları tanımıyor olabilirim ama onların ruhlarını tanıyor ve hissediyorum, onlar tiyatrosuz yaşayamazlar. Bu ruh içlerinde yaşadığı müddetçe tiyatro öldürülemez ve ölmez. Bunu bütün gücümüzle yaşatmalıyız. Ve gelecek nesle devretmeliyiz. Jiyan Sarya kimdir? Jiyan Sarya 1982 Qamişlo doğumlu. Bölge'den göç etmek zorunda kalan ailesi Suriye'ye yerleşir. Çocukluğunda dansa ilgisi gelişmiş. 7 kardeşli bir ailede büyüyen Jiyan, çocukluğunda hem okula devam eder hem de kültürel çalışmalara katılır. Ancak gördükleri onu tatmin etmiyor, arayışlarının peşinden gidiyor. 1998'de okulu bırakıp gerilla saflarına katılıyor. 2000'de Ş. Sefkan Kültür Okulu'na geçiyor ve tiyatro yaşamı öyle başlıyor. Tiyatroyu bir halkın dili olarak ele alıyor. Tiyatro yaşamın ta kendisidir diyor. Şu anda çocukları eğitme projesini pratiğe geçirmenin heyecanıyla çalışmalarını sürdürüyor. ŞEVİN BİNGÖL - KANDİL / ANF Konu Cakabey tarafından (24.04.2008 Saat 12:46 ) değiştirilmiştir. | |
| | |
| | #2 |
| Haklısın heval Bizim Meskenimizzz Dağlardır Dağlar.... | |
| | |
| | #3 |
| Yanlış olan birşeyler seziyorum ........ | |
| | |
| | #4 |
| dissa-ez, hhaber konularinda kelimeleri link haline getip vermeye devam edersen actigin her konu uyarisiz silinecektir. | |
| | |
| | #5 |
A.Asmin´isimli üyeden Alıntı Onu ben getirmiyorum COPY - PAste Yaptıgımdan dolayı o şekilde oluyor yani siteden dolayı sanırım. Ama onu nasıl önlerim bir bilginiz varsa paylaşın benle o şekilde yapim. | |
| | |
| | #6 |
| pkaka yakın zamanda hayal olacakkkk | |
| | |
| | #7 |
dissa-ez´isimli üyeden Alıntı1. Diğer Seçenekler'e gel. 2. Linkleri otamatikmen URL´e cevirdeki onayı kaldır. 3. Tüm yazıyı seçip renki istediğin bir renkle değiştir. Birde kalın seçeneği aktif ise onu düze çevir. 4. İsteğin gerçekleşecektir canım kardeşim. 5. Birde teşekkür edersen hoca48 kardeşini ihya edersin. Örnek: ŞEVİN BİNGÖL - KANDİL / ANF Konu Cakabey tarafından (24.04.2008 Saat 12:44 ) değiştirilmiştir. | |
| | |
| | #8 |
| ne savaşı karşıda bir devlet mi var. aynı topraklarda yaşıyoruz | |
| | |
| | #9 |
| Çok yanlış konular... | |
| | |
| | #10 |
| Dağların o serinliklerini anlatıyor | |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| Sezen Aksu - Dağlardır Dağlar | "Kürsad" | ŞARKI SÖZLERİ - LYRICS | 1 | 17.12.2008 21:23 |
| Özgürlüğün Bedeli | KuZGuNi | İnanç Tartışmaları | 1 | 12.09.2008 11:15 |
| Ünlüler kimlerden ilham alıyor ? | burcukivanc | Resimler-Videolar-Animasyonlar | 4 | 26.03.2008 15:29 |
| Süper yapıştırıcıya ilham kaynağı kertenkele | CP Robot | Cayburg Forum Arsivi | 0 | 13.02.2008 02:00 |
| Özgürlüğün Resmi | Cemrem | Sevgi Üzerine Yazılar | 13 | 22.01.2008 19:48 |