![]() | |
| | ||
![]() |
| | Seçenekler |
| | #1 |
![]() 1 Ocak 1943 tarihini gösterirken takvimler ve pek sıcakken savaşan dünyamız, İstanbul'un Anadolu yakasında doğan çocuğun ismiyle sarsılıp, "yahu yeter artık" demiş midir bilinmez, ama adı "Barış" konulan çocuğun ailesinin mevcut dünya koşullarından memnun olduğu söylenemezdi herhalde...İlk çocuklarına Savaş ismini koyan aile, ikinci çocuklarını savaş sonrası neslin önemli bir figürü olacağını muhtemelen öngörmemişlerdi, ama o, hem anneden gelen müzik yeteneğini değerlendirmiş, hem de hiçbir şeyin eskisi gibi olmasına razı olmayan bir kuşağın müziği rockn'rollu, savaş görmüş varoluşçu Sartre ağabeyini tanımıştı. Saçın uzun olmasının ne demeye geldiğini bilmiş, sanılanın aksine toplumuna ilk andan itibaren "toplan" veya "gevşe" diyerek hükmedememişti. Bitli beatnik olarak dışlandığı, şişman twistçi genç olarak tebessümle karşılandığı ve hatta Moğollar'la çıktığı bir turnede minibüsüne bomba konulduğu olmuştu. Ülkemizin geçtiği yerlerden o da geçmiş, o da evrilmiş, bilinçlenmiş, körelmiş; ancak bizden bir iki adım öteye gidebilmiş ve kaplumbağanın öyküsünü kendi bünyesinde tamamlamıştır. ![]() Başlangıç itibari ile şanslı bir çocuktur. Annesi Rikkat Uyanık radyo sanatçısıdır. Haylazdır, ama Galatasaray Lisesi'nin öğrencisi olabilecek kadar seçkinler sınıfındadır. Ne gariptir ki müziğimizin batılılaşmayla koşut yerlileşmesinin öncüleri bir şekilde seçkin aile çocuklarıdır. Erkin Koray, Cem Karaca gibi bu öncüleri takip edenler ise Ersen, Edip Akbayram gibi nispeten gariban çocuklardır. Bu da çok doğaldır. Seçkin aile çocukları önce batının dillerinde şarkı söyleyip "taklit" aşamasını geride bırakmasalar ve bu müziğin Türkçe yapılabileceğini kabul ettirmeselerdi, dinleyicilerin Akbayram ve Ersen'in söyleyeceği Tom Jones, Peppino Di Capri şarkılarına itibar edeceklerini düşünmek hayalcilik olurdu. Bu nedenle Ah Güzel İstanbul filminde kepazelik olarak lanse edilen bu denemeleri yapmak bu genç seçkinler için riskli, ama tarihsel misyonları için kaçınılmazdı. Manço'nun kaçınılmaz misyonu önce 1958 yılında Kafadarlar adlı grubuyla başladı. Bu grubu ilk formatı bir koroyu andıran ve ilk konser hiti(!) Twinkle Twinkle Little Star olan Harmoniler izledi. Harmoniler zamanla önemli bir rockn'roll grubu, 1961 yılından sonra ise twist grubu oldu. 1961 yılında ilk Harmoniler'den Manço�yla çalışmayı sürdüren tek kişi Yavuz Beşorak�tı. Gruptaki asli görevi piyanistlik olan Beşorak, slow rock parçalarda vokale geçiyor, Manço da piyanoda yer alıyordu. Presley, Jerry Lee Lewis, Little Richard ve Gene Vincent�in coverlarını yapan grubun repertuvarını Great Balls of Fire, Jenny Jenny, She�s Got It, Where Is My Heart, Run Samson Run, Trouble, Long Tall Sally, Runaway gibi şarkılar oluşturuyordu. Ayrıca Manço�nun ilk bestesi de konserlerde çalınmaktaydı. �Dream Girl� adlı Balkan melodilerini hatırlatan bu şarkı Ankara'da Çiftlik Parkında düzenlenen bir yarışmada en iyi beste ödülü kazanmıştı. Harmoniler�in 1961 yılı kadrosu şu şekildeydi: Piyanoda Yavuz Beşorak, elektro gitarlarda Rıza Omayer ve Emre Gönenç, bateride Fikret Zolan, tenor saksofonda Oğuz Kayıhan, ritm gitar ve vokalde Barış Manço. 1962 yılındaki Harmoniler kadrosunda ilk Harmoniler'de de bulunan Asaf Savaş Akat bu kez saksofoncu olarak grupta yer alıyordu. Grubun diğer üyeleri : elektro gitarlarda Mehmet Şahinbaş ve Şanal Pınar, davulda Batur Pere ve piano ve basta yeralan Osman Önder idi. Taşplak üretiminde yabancı şirketlerin tekelini kıran Mihran Gürciyan'ın şirketi Grafson ile anlaşan Manço ve Harmoniler o yıl geçerli olan twist akımının etkisiyle Let�s Twist Again / The Twist ve The Jet / Twistin� USA adlı 45'liklerini bu şirketten yayınlamışlardır. Çıt Çıt Twist / Dream Girl ise biri ilk türkü düzenlemesi, diğeri ilk bestesi olması hasebiyle Manço'nun daha 19 yaşındayken yaptığı bir ileri çalışma olarak 45'lik tarihimize geçmiştir. Bu 3 plağın özelliği ülkemizin yerli bir sanatçıya ait ilk batı müziği tarzında kaydedilmiş 45'likleri olmaları idi. Özellikle 3.plak ile Kara Tren, Burçak Tarlası gibi plaklardan çok daha önce yetkin bir düzenlemeyle folk müziğine bir batı müziği sanatçısının getirdiği yoruma şahit olmamız bu plakların önemini arttırmaktadır. Grup konser repertuvarlarında da yer verdikleri 9/8'lik bir türkü olan Kızılcıklar ve Urfanın Etrafı Dumanlı Dağlar adlı türküleri de bu plakların kayıt sessionında çalmışlar, ama bu iki şarkı belki de fazla cesur olarak nitelendirilerek 45'lik olarak basılmamıştır. Bu kayıtların gün yüzüne çıkması için ise 1978 yılında Grafson tarafından yayınlanan Altın Aranjmanlar adlı tanıtım toplama uzunçalarını (sampler) beklemek gerekecekti. ![]() 1963 yılında Belçika Kraliyet Akademisinde eğitimini sürdürmek için Manço'ya ilk kez gurbet yolu göründü. Mihran Gürciyan'dan 45'likler için aldığı avans ile Belçika'ya ulaştı. İlk yılını geçim kaygısıyla yapılan ufak tefek işler ve okul ağırlıklı olarak geçirirken, 1964 yılında uzunca bir aradan sonra ilk müziksel ürünlerini vermeye başladı. Adamo'nun menajeri de olan ve aynı zamanda mizah içerikli plakları ile bilinen Henry Salvador'un Rigolo plak şirketiyle sözleşme imzaladı. Bu şirkette 1964 yılında içinde "Baby Sitter", "Jenny Jenny", "Quelle Peste"(Poison Ivy), "Un Autre Amour Que Toi"(Handy Man) adlı şarkıların bulunduğu bir E.P. yaptı. Bu plağında Manço'ya Johnny Hallyday'in orkestrası Jacques Dan Jean eşlik ediyordu. Bu dönemde Manço, "Kızılcıklar" adlı 9/8'lik türkünün de içerisinde yer alacağı bir uzunçalar tasarlıyordu. Ancak böyle bir LP gerçekleşmedi ve Manço'nun ilk uzunçaları için 1975 sonunu beklemesi gerekti. (Korsan Dünden Bugüne Lpsini tabii ki saymıyoruz.) 15 Haziran 1965'te ise Manço, Liege kentinde "Yıldızlar Şemsiyesi" adlı konsere katıldı. Bu konserde çoğunluğu genç ve amatör gruplar oluşturuyordu. En ünlü isim ise Claude Francois idi. Altı kişilik ve içerisinde Türk olarak yalnızca kuzeni Şafak Yüzbaşıgil'in bulunduğu Golden Rollers eşliğinde sahneye çıkan Manço'nun yanısıra bir yıl sonra birleşeceği Les Mistigris grubu da bu konserin bir başka katılımcısıydı. 1966 yılında ise .Barış Manço önce haberleriyle sonra da bizzat ülkeye gelmesiyle müzik gündeminde yerini aldı. Belçika'da katıldığı "Folklore et Amitie" Festivali�nde Manço, Golden Rollers dışında The Folk 4 adlı Türklerden oluşan bir grupla Kara Tren, Urfanın Etrafı, Bolu Beyi, Aman Avcı Vurma Beni, Çıt Çıt Twist, Kızılcıklar Oldu Mu ve Fransızcası olan Bien Fair Pour Toi şeklinde bir repertuvar sundu. Aynı dönemde Manço, şarkı sözü yazarı Andrei Soulac ile MANLAC adında bir prodüksiyon-halkla ilişkiler firması kurdu. 1966'nın yaz aylarında ise Türkiye'ye gelen Manço'nun yanında bu kez Les Mistigris adlı yeni grubu vardı. Les Mistigris grubunda davulda Francis Lonneux, gitarda Christian Lacombes, basta Paul Vanderbossche'den bulunuyordu. Manço, bu grupla birlikte radyo programlarına katıldı. Sahibinin Sesi şirketine "Bien Fait Pour Toi (Kızılcıklar)/Aman Avcı Vurma Beni" ve "Une Fille/Il Arrivera"yi plak olarak yaptı. Tabii söylemeye bile lüzum yok: Barış Manço da uzun saçlı olarak ülkeye döndü. 1967 yılının yaz aylarında yine Les Mistigris ile Türkiye'ye gelen Manço As Klüpte de konser vermeyi ihmal etmedi. Manço'nun Les Mistigris ile yaptığı son kayıtlar, 1967 sonlarına doğru bir EP'de toplanarak piyasaya sürüldü. Bu EP'de sonradan Kol Düğmeleri olarak bilinecek olan Bizim Gibi-Big Boss Man-Seher Vakti-Good Golly Miss Molly adlı şarkılar yer alıyordu. Barış Manço'nun 1968 başında Mazhar Alanson, Fuat Güner, Ali Serdar ve Mithat Danışan'dan oluşan Kaygısızlar ile birleşmesi üzerine İngilizce olan parçalar eski haliyle bırakılmak üzere Türkçe eserler Kaygısızlar eşliğinde yeniden kaydedilerek yayınlanacaktı. Barış Manço'nun Sayan'dan çıkardığı bu ilk plakta Bizim Gibi adlı şarkı Kol Düğmeleri olarak değişecekti. Barış Manço & Kaygısızlar, Kol Düğmeleri / Big Boss Man / Seher Vakti / Good Golly Miss Molly parçalarını içeren EP�lerini 1968'de yayınlayıp oldukça geniş bir popülarite elde ettiler. Manço�nun Liege kentinde eğitimine devam etmesi nedeniyle yaz aylarında bir araya gelebilen topluluk üçüncü 45�likleri Bebek / Keep Lookin�le birlikte psychedelic öğeleri Anadolu�nun mistizmiyle birleştirerek vermeye başladılar. Günümüzde yaygın algılanışı manevi değerlere zarar vermeyen bir popülist olan Manço, 68 yılında şarlatan, ukala bir beatnik olarak lanse ediliyordu. Barış Manço ise Kaygısızlar�la �Trip / Karanlıklar İçinde�, �Kirpiklerin Ok Ok Eyle / Ağlama Değmez Hayat�, �Kağızman / Anadolu�, ve Paris�te doldurulan �Flower of Love / Boğaziçi� plaklarını yaptı. Psychedelic tınıların içerisine serpiştirdiği doğu müziğiyle kendine özgü bir east & west soundu oluşturdu. Bu plaklardan �Ağlama Değmez Hayat� altın plak aldı. 1970 yılı Barış Manço'nun psychedelic rock'tan tipik anadolu pop sularına açıldığı bir yıl oldu. Kaygısızlar olmadan girdiği bu yeni yılda Barış Manço, Jonathan Glemser, Onkhan Tunca (basitçe Okan Tunca), Mounir Ghattas adlı üç müzisyen ile Türkiye'de "...Ve" diye bilinen yurtdışında ise"Etc" adıyla lanse ettiği yeni bir grupla çalışmaya başlamıştı. Bu grup ile "Derule / Küçük Bir Gece Müziği" adlı plağı kaydeden Manço, 1970'in başında halen acid rock icra etmekten bahseden bir müzisyenken aynı yılın Ağustos ayında Dağlar Dağlar adlı plağını yayınlayarak günümüzdeki Barış Manço algısının temellerini atıyordu. Bu plak herşeyin hem popülist, hem de avantgarde bir uslupla yapılabildiği büyülü senemiz 1970'in ruhuna uygun olarak aynı şarkının iki farklı yorumu ile piyasaya sürüldü. İlk yorumda, ki bu Türk kulak yapısına daha yatkın bir düzenlemeye sahip olduğu için Türk dinleyicisinin ilgisine mazhar olmuştu, Barış Manço ile kemençe sanatçısı Cüneyt Orhon'un beraberce geleneksel bir icrayı benimserken, arka yüzünde ise Manço ile Ve grubunun PSYCHEDELİC-BLUES formunda yaptıkları bir başka versiyon yer alıyordu. Plağın arka yüzü acid rock dönemi Manço fanlarının beğenisini kazanmıştı. (Örneğin, bu biyografinin yazarı...) 1970 Ekim'inde Barış Manço'nun Fransa'da Pathe şirketiyle anlaşarak bir LP hazırlığı içerisinde bulunduğu şeklindeki klasik uzunçalar şaiyaları hortlasa da bu plak da gerçekleşmeyen Manço plaklarından biri olacaktı. 1970 sonlarında Ve grubundan ayrılan Barış Manço o dönemde Fransa'da bulunan ve solist arayışı içinde olan Moğollar grubu ile birleşti. Manchomongol adlı grubun ilk Türkiye konseri ise 1971 Nisan'ında Manço'nun Platin Plak ödül töreninde gerçekleşti. Bu konserde, Kirpiklerin Ok Ok Eyle, Derule, Suzanne(sonradan Şehrazat olarak yayınlanacak), Behind The Dark, Ağrı Dağı Efsanesi(13 dakikalık Murat Ses versiyonu), Dağlar Dağlar, İşte Hendek İşte Deve, Binboğanın Kızı, Garip Çoban gibi karma bir repertuvarı sergilediler. Mayıs ayına kadar olan süreçte Barış Manço Moğollar ile 2 ayrı versiyondan oluşmak üzere İşte Hendek İşte Deve, Katip Arzuhalim Yaz Yare Böyle ve Binboğanın Kızı'nı kaydettiler. 1971 Mayıs'ında Barış Manço'nun kabakulak olması nedeniyle grup çalışmaları kesintiye uğrarken, Mançomongol anlaşmazlığının su yüzüne çıkması için Manço'nun hastalığı bir bahane oldu. Manço'nun hastalığı 2. haftasındayken Moğollar yeni solist arayışlarına giriştiler. Mayıs sonlarına kadar kah birlikte LP yapma, kah ayrılma kararı alan Manchomongol Haziran ayında kesin olarak dağıldı. Barış Manço'nun şirketi Sayan ile anlaşmazlığa düştüğü bu dönemde Haziran ayı içerisinde "İşte Hendek İşte Deve-Katip Arzuhalim" plağı yayınlandı. Çok zaman geçmeden de Binboğanın Kızı Fikret Kızılok takviyeli Kaygısızlar ile birlikte 1969 civarında kaydedildiğini tahmin ettiğimiz Ay Osman arka yüzünü oluşturmak üzere Barış Manço'nun onayı olmadan piyasaya sürüldü. Moğollar'dan ayrıldıktan sonra Barış Manço, Kurtalan Ekspres'in temellerini atmak üzere çalışmalarına başladı. Bu yönde, Kaygısızlar ve Milliyet Liselerarası Müzik Yarışması gruplarından topladığı elemanlarla yeni grubunu kurmaya koyuldu. Manchomongol'un ses teknisyeni Celal Güven'in de bulunduğu yeni grubu ile ilk konserini 1971 Ağustos'unda Yeşilköy Reks sinemasında gerçekleştirdi. Bu konserde Ali Serdar ve Nur Moray davulda, Özkan Uğur basta, Celal Güven tumbada, Fuat Güner gitarda, Erdinç Avcı flütte Barış Manço'ya eşlik ettiler. Sözkonusu konserde Barış Manço ve ekibi Ay Osman, Dağlar Dağlar, Derule, Katip Arzuhalim, Binboğanın Kızı, İşte Hendek İşte Deve adlı yapıtlarını seslendirdiler. Bu konserin akabinde Manço'nun develerle karşılandığı meşhur Kıbrıs konseri için yola çıkarken Özkan Uğur, Ali Serdar ve Erdinç Avcı gruptan ayrılınca yerleri Ohannes Kemer(gitar ve yaylı tambur/Kadıköy Ticaret Lisesi), Hüdai Özgüder (davul) ve Mithat Danışan (bass- eski Kaygısızlar elemanı) ile takviye edildi. Bu konserde ayrıca Kemal Ebcioğlu'nun org çaldığı bilinmektedir. İlk örovizyon şarkımız Seninle Bir Dakikanın bestecisi olan Ebcioğlu grubun süreklilik kazanmayan klavyecilerinden biri idi. Bu konserden sonra Fuat Güner eski arkadaşı Mazhar Alanson ile çalışmak üzere gruptan ayrıldı. Grubun Kurtalan Ekspres ismiyle anılması için ise 1972 yılını beklemek gerekti. 1972 Mart'ında ise Hüdai Özgüder'in yerine Engin Yörükoğlu, Fuat Güner'in yerine ise 1969 yılındaki Kadıköy Ticaret Lisesi'nin efsanevi kadrosunun şefi Nezih Cihanoğlu katılacaktır. Barış Manço, 1971 yılında kurduğu grubun ismini nihayet 72 Şubat'ında koyar.. İlk etapta ismi Kurtalan olarak açıklanan grup, Tunuslu davulcusu (Mounir Ghattas) ve İngiliz gitaristi(Jonathan Glemser) ve diğer elemanlardan toplam 8 kişiden oluşacak şekilde kurulacak ve Fransa'da Mançofolia adı altında plak dolduracaktı. Manço, "Derule" adlı plağı Türkçe olarak bir Fransız yapımcısı tarafından Avrupa diskoteklerine sunulurken, bir yandan da asker kaçağı olduğu yönünde suçlamalara hedef oluyordu. 1972 Nisan'ında Manço koltuğunun altında askerlik şubesine ibraz etmek için gerekli belgeler bulunmak üzere yurda döndü. Yanında Paris'te karşılaşıp Türkiyeye dönme konusunda ikna ettiği Moğollar'ın eski bateristi Engin Yörükoğlu'yu da alarak artık isminin Kurtalan Ekspres olması kesinleşmiş olan grubunu kurdu. 1972 Mayıs'ında ise grup stüdyoya girerek Ölüm Allah'ın Emri ve Gamzedeyim Deva Bulmam adlı şarkıları kaydetti. Mayıs sonunda ise grup, veda konserini vererek Manço'yu askere uğurladı. 1972 Haziran'ında Kurtalan Ekspres'in ilk plağı Türküola tarafından yayınlandı. İlk plağın yayınlandığı bu dönemde eski şirketi Sayan da boş durmayarak sonradan toplatılacak olan Fil İle Kurbağa-Je Te Retevaires adlı ilk yüzü Kaygısızlar, ikinci yüzü Les Mistigris eşliğinde kaydedilmiş tarihi materyalleri 45'lik olarak yayınladı. Bununla da yetinmeyen şirket, Manço'nun ilk LP'isini yayınlayıverdi. Bebek şarkısının Lory ismiyle kaydedilmiş versiyonu ve Kağızman'ın farklı bir versiyonunu da içeren bu LP, resmi korsanın önemli bir vesikasıdır. (Benzer bir korsan plak 2 yıl sonra Edip Akbayram'ın ilk uzunçaları kisvesi altında sözkonusu şirket tarafından yapılacaktır.) Türküola tarafından yayınlanan Ölüm Allah'ın Emri-Gamzedeyim Deva Bulmam adlı plakta ise Ohannes Kemer (yaylı tambur, gitar), Nur Moray(davul), Engin Yörükoğlu(davul), Celal Güven(perküsyon), Özkan Uğur(bass), Nezih Cihanoğlu(gitar) Kurtalan Ekspresi temsilen çalıyorlardı. Konuk müzisyenler ise Yılmaz Şenkal(klarinet), Şenol Aka (kanun), İrfan Küçükçağlar (keman), Yaşar Işın (keman), Metin Çetinöz(çello), Bahattin Duyarlar(keman) şeklindeydi. Daha önce Manço'nun Fransa'ya gitmesi üzerine kısa süreliğine Dönüşüm grubunda da çalmış olan Ohannes Kemer, aynı yılın Temmuz ayında Erol Büyükburç�un Elçiler grubuna transfer oldu. Aynı ay içerisinde Türküola tarafında Manço'nun eski şirketi Sayan tarafından izinsiz yayınlanmış olan "Binboğanın Kızı" ve "Fil İle Kurbağa" adlı plaklar toplatıldı. Eylül ayında ise Nezih Cihanoğlu, Durul Gence'nin topluluğuna(Asia Minor Mission), Özkan Uğur da Erkin Koray'ın TER grubuna katıldı. Barış Manço'nun eğitim dönemi biter bitmez konser ortamından uzak kalsa da plak ile dinleyiciye ulaşma yollarını denedi. Kirkor Kalender(gitar), Ohannes Kemer(gitar, yaylı tambur), Özkan Uğur, Engin Yörükoğlu, Nur Moray, Erdinç Avcı (flüt) tarafından yeniden kurulan Kurtalan Ekspres ile Küheylan-Lambaya Püf De adlı şarkıları kaydederek uzaktan çekilmiş peruklu fotoğrafının bulunduğu bir zarfla piyasaya sürdü. Küheylan şarkısı aynı zamanda Manço'nun isminin sağcıya çıkmasına neden olan ilk eserdir. Parçada geçen aslıhan, neslihan, özümüze dönelim gibi sözler orta zekalılar tarafından orta asya özlemi olarak algılanmıştır. Şubat 1973'de yayınlanan bu plağı Manço'nun askerliğinin sonlarına tamamladığı Genç Osman (1973 Ağustos) takip etti. Genç Osman'ın da bir serhat türküsü olması Manço'nun sağ cenahta yer aldığı zanlarını kuvvetlendirdi. Bu plakta Moğollar'ın beyni sayılan Murat Ses'in de grubun saflarına katılmış olması Kurtalan için önemli bir kazanç olmuştur. Moğollar sonrasında Ağrı Dağı Efsanesi ile Turkish Rock türünü yapılandıran Ses, Kurtalan'a katılımıyla grubun anadolu pop döneminin Ohannes Kemer ile birlikte en önemli yapıtaşlarından biri oldu. Ses, Manço üzerindeki etkisini gruptan ayrıldıktan sonra da özellikle 1975'de 2023 ve 1979'da Yeni Bir Gün albümleri ile sürdürecektir. Murat Ses'in katılımıyla grup önce gitarsız bir formatta Genç Osman-Gönül Dağı plağını kaydetti. Ohannes Kemer yaylı sazları yönetirken, Özkan Uğur basta, Engin Yörükoğlu ve Nur Moray davulda, Celal Güven ise perküsyonda yer aldı. Bu dönemde Murat Ses'in gruba katkısı anadolu pop'un beylik rifflerinin ötesinde bir rock jazz yaklaşımını içermektedir. Yıl sonuna doğru terhis olan Barış Manço, 1 Aralık 1973 tarihinde Ankara Dedeman Sinemasında ilk konserini verdi. 1974 yılında Kurtalan Ekspres'in davulcularından Engin Yörükoğlu askere gitti ve davulcu sayısı teke düştü. Buna karşılık Ohannes'in yaylı sazlara yönelmesinden dolayı doldurulması gereken gitarist boşluğu Murat Ses ile Ağrı Dağı Efsanesinde de çalışmış olan Mustafa Sarışın ile dolduruldu. Sarışın, yaylı tambur, saz gibi enstrümanları da Ağrı Dağı Efsanesi döneminde denemiş bir müzisyen olmasına rağmen bu yeteneklerini Kurtalan'da kullanmaya fırsat bulamamıştır. 1974 yılı içerisinde bu kadro ile "Nazar Eyle-Gülme Ha Gülme" adlı 45'liklerini kaydettiler. Bu iki çalışma Baykoca Destanı adlı bir konsept çalışmadan alınma şarkılar olmakla birlikte ilk etapta 45'lik olarak yayınlanmak zorunda kalındı. Daha sonra Nazar Eyle adlı çalışma 2023 LP'sinin kapsamında yer alan Baykoca Destanı'ndan çıkartıldı. Öte yandan Destan, Manço'nun etc. grubuyla yıllar önce kaydettiği "Gelinlik Kızların Dansı" gibi temalarla zenginleştirilerek 1975 sonlarına doğru bambaşka bir şekil alacaktı. 1974 yılında Avusturalya turnesine çıkan grup orada verdiği konserlerin kaydedilerek kaset olarak yayınlanması tasarısı hiçbir zaman gerçekleşmedi. Bu turnenin en önemli sonuçlarından biri de grubun en önemli vagonlarından Ohannes Kemer'in Avusturalya'da kalarak Gurbet adlı bir grup kurmasıydı. Ohannes Kemer, Ali Çeviköz (bas),Faruk Öztürkmen(solo gitar), Vedat Kurangil (davul) tarafından kurulan grubun ömrü 1975 ortalarında Kemer'in Türkiye'ye dönüşüne kadar devam etti. 1974 Eylül ayında ise bir fuar bitiminde Kurtalan Ekspres istikrarsız bir döneme adım atıyordu. Murat Ses'in bulunduğu kadro gruptan ayrılırken, 1978 sonuna kadar sürekli değişen elemanlarla çalışan yeni bir grup oluşuyordu. Bu kadronun özelliği grup harcının tutmaması, bu nedenle müzisyenlerin yaratıcılıklarını sınırlı olarak kullanmalarıydı. 2023 albümünün tamamlandığı 1975 sonuna kadar Kurtalan Ekspres'in değişmeyen elemanları Oktay Aldoğan, Nur Moray, Celal Güven ve Mithat Danışan'dı. Klavyeci eksikliğini 1975 yılında Yalçın Gürbüz ile kısa süreli olarak geçiştirilirken (Ben Bilirim'de org çalan bu müzisyen/mühendisimizi 1999 Ağustos depreminde kaybettik.) bu işi çoğunlukla Barış Manço kendi maharetiyle kotarmıştır. Gitaristler ise Nurhan Özcan (1974 sonu Bir Bahar Akşamı-Estergon Kalesi ve 2023'de bazı bölümler), Ohannes Kemer(2023 LP), Samim Boztaş(Ben Bilirim-2023) gibi müzisyenlerdi. Nur Moray davulda çoğunlukla sabit kalırken, gruba kalıcı olarak katılan Caner Bora ve geçici olarak çalmış olan Sefa Ulaştır gibi isimler de isimlerini Kurtalan hanesine yazdırdılar. Kurtalan Ekspres'in 1975 yılında Hollanda'da Combo adlı Türk orkestrasından bazı müzisyenler ile desteklendiği de bilinmektedir. 1975 sonunda yayınlanan 2023 uzunçaları Manço ile Kurtalan'ın kadro istikarsızlığına rağmen Türk Rock ve hatta elektronik müziği açısından önemli bir albümdür. Albümün elekronik müzik parçasının aynı zamanda albüme ismini vermesi yapılan işin ne denli öncül bir hadise olduğunu açıklamaya yeter de artar bile... Kayaların Oğlu'nda filtrelenmiş davul makinaları ile o yıl yayınlanmış olan Jean Michael Jarre'in Oxygene albümüne gönderme yaparken, 2023'de ise Zager and Evans'ın In The Year 2525 şarkısına nazire yapan bir melodi ile cumhuriyet'in 100. yılına fütürist bir elektronik destan yazmıştır. Manço bu ilk uzunçalarında 2023,Baykoca Destanı gibi iki Ağır Türk Müziği örneğinin yanısıra Tavuklara Kışşt De, Acıh Da Bağa Vir gibi çalışmalarıyla kendi mizah anlayışından örnekler sunuyordu. Müziğiyle mizahı bütünleyen Frank Zappa'nın getirdiği soluğu Türk anlayışına uygun olarak yeniden üreten Manço, hayatının sonuna kadar onunla özdeşleşecek olan şarkı sözü tavrını bu plakta geri dönülemez şekilde ortaya koyuyordu. 1976'nın Mart ayında CBS ile anlaşan Manço, bu uluslararası şirket için Belçika'da çalışmalara başladı. George Hayes orkestrası eşliğinde yapılacak bu çalışmada, easy listening tarzı plakları ile bilinen Francis Goya da Manço'ya gitarıyla eşlik ediyordu. Manço'nun Baris Mancho ismiyle lanse edileceği bu projenin ilk formatında Manço'nun Rodos'a Doğru adında bir bestesi de yer alıyor. İlk şarkı listesi şu şekilde açıklanmıştı: 2023, Yine Yol Göründü, Uzun İnce Bir Yoldayım, Dragon Fly, The End of The Beginning, Lonely Man, Hawks Fly (Altı çizili olanlar albümde yer almadı. Dragon Fly ise muhtelif Almanya baskı kasetler ve Almanya baskı Yeni Bir Gün LP�sinde ve Baris Mancho albümünün CD formatında Sony tarafndan yeniden yayınlanması münasebetiyle yayınlanmıştır.) Baris Mancho adlı uzunçalar Temmuz 1976'da tamamlandı. Maliyeti 2 milyon TL'sı olan bu plak 1977'nin Mart ayında piyasaya sürüldü. 1976 yılının yazında Türkiye'ye dönen Manço'nun Kurtalan Ekspresine Dadaşlar'dan ayrılan Fehiman Uğurdemir ve Özkan Uğur katıdı. Özkan'ın gruptan ayrılması üzerine eski Bunalımlar ve Erkin Koray elemanı Ahmet Güvenç basta yerini aldı. Kurtalan'ın klavyecisi ise Dadaşlar'dan gruba geçen Kılıç Danışman idi. Bu kadro yıllar sonra Levent Yüksel'in 2. albümü için uyguladığı bir espiriyle "Barış Manço'nun Yeni Plağı" adıyla Rezil Dede-Vu Ha Vur adlı çalışmaları kaydettiler. Baris Mancho'nun tanıtım konserini 1977'nin Ocak ayında Suadiye Atlantik sinemasında verdi. Konser kadrosunda Fehiman yerine CBS albümünde de çalan Ohannes Kemer (vaftiz adıyla Ovanis Kemeryan), Ahmet Güvenç, Caner Bora, Kılıç Danışman, Celal Güven yer aldı. Konserde, Ben Bilirim, Rezil Dede, Uzun ince bir yoldayım, Yol Verin Ağalar Beyler, Lonely Man, Acıh Da Bağa Vir, Kolbastı, Yine Yol Göründü, Nick The Chopper, 2023 (İngilizce sözlü hali, yani; Lady of The Seventh Sky), Vur Ha Vur adlı şarkılar seslendirildi. Bu konser, Küheylan, Estergon Kalesi, Genç Osman, Vur Ha Vur gibi şarkılardan dolayı sorgulanan Manço kimliğinin tartışmaya yer bırakmaz şekilde açıklığa kavuştuğu bir konserdi. Barış Manço, bu konserde sol cenahta yer aldığını açıklamış ve Vur Ha Vur'u sol yumruğu havada söylemiştir. Acıh da Bağa Vir şarkısını okurken ise Süleyman Demirel taklidi yapmış, göbeğini şişirip "Böyyük Türkiyede mebuslara yeni bir zam daha geldi. Eee napalım acıh da bağa vir" sözlerini de ekleyivermiştir. 80'li yıllar boyunca apolitik bir çizgiyi takip edecek Manço'nun politik duruşunu net bir biçimde ifade ettiği ilk ve son konser bu olacaktır. 1977 Mart ayında hem beklenen LP yayınlandı hem de "Little Darling- Emerald Garden" 45'liği...Aynı dönemde Barış Manço, sağ-sol gibi yatay bir düşünceyi değil, ihtiyar-genç gibi dikey bir ayrımın varlığını savunduğunu açıkladı. Haziran ayında ise Barış Manço, Edip Akbayram ve Ahmet Özhan CHP'yi desteklediklerini açıkladılar. 1977 Temmuz'unda İzmir'de çalışmaya başlayan Manço 3 ay boyunca gazino programı yaptı. Bu dönemde CHP'yi desteklediğini vurgularken "tarafsızlık kaypaklıktır" demenin ucuz bir laf olduğunu ifade etti. Ayrıca, taraflılığın sonunun olmadığını ve işin insanların birbirlerini vurmasına kadar getirildiğini de bu dönemde ekledi. 1977 Eylül sonuna doğru bir ameliyat için Belçika'ya giden Manço'nun sağlık sorunlarının başlangıcı da bu dönem oldu. 22 Ekim 1977'de Tur Organizasyonun düzenlediği bir anadolu turnesine katılan Manço'nun alt kadrosu Neşe Alkan, Bilgen Bengü, Altan Karındaş, Muzaffer Hepgüler'den oluşuyordu. Kurtalan Ekspres'teki istikrarsızlık ise devam ediyordu. Kılıç Danışman, bu turne öncesinde Kurtalan Ekspres'ten ayrılıp Biricik'in grubu ile bir başka anadolu turnesine çıktı. Kurtalan'a gitarist olarak Özkan Uğur giriş yaptı. Kasım 1977'de turnenin Balıkesir etabında İstanbul Vatan Mühendislik son sınıf öğrencisi Yaşar Topçu'nun öldürülmesi sonucu büyüyen olaylar Barış Manço Kurtalan Ekspres'in de ülkücülerin saldırısına uğramasına neden oldu. 1978 Aralık'ında Barış Manço, İngiltere'nin ünlü Rainbow sahnesinde konser verdi. Hepatit hastası olarak çıktığı konserin sonunda apar topar hastahaneye kaldırıldı. Bu konserde Ohannes Kemer gruba sadece İngiltere etabı için katılırken, Kılıç Danışman da yuvaya döndü. Anadolu turnesi için katılan Özkan'ın gruptan ayrılması ile eski Kaygısız Fuat Güner gitarist olarak gruba katıldı. Diğer Kurtalan elemanları ise Oktay Aldoğan, Caner Bora, Celal Güven, Ahmet Güvenç idi. Hastahane sonrası Manço'nun Türkiye'ye Jonathan Glemser ile kuracağı yeni Kurtalan ile döneceği söylense de Mayıs 1978'e kadar Manço'nun X ışını tedavisi bitmediği için bu grup gerçekleşemedi. Manço'nun hastalığı döneminde ise Caner Bora, Ahmet Güvenç ve Oktay Aldoğan kısa bir süre için Cem Karaca'nın Edirdahan topluluğuna katıldılar. 1978 Haziran'ında Türkiye'ye dönen Manço yeni plağını hazırlamaya koyuldu. Böylelikle Yeni Bir Gün albümü sessionları da başlatılmış oldu. Bu plağın ilk tasarımı double lp formatındadır. Kamil kızı Zeynep ile Karacaoğlu Ahmet'in öyküsünün bulunacağı bu plakta ayrıca Yeni Bir Gün konsept çalışması da yer alıyor. Kadri Şençalar'ın "Neyleyim Köşkü Neyleyim Sarayı", "Yemen Türküsü" plakta bulunacağı açıklanmış diğer çalışmalardır. Yemen Türküsü, Almanya kökenli bazı kasetlerde ve 45lik olarak yayınlansa da diğer iki çalışmanın izine rastlanılamamıştır. 1978 sonuna doğru yayınlanan uzunçalar tek plaklık bir uzun çalar olarak piyasaya sürüldü. Bu albümde gitarda Fuat Güner'in yanısıra Güner'in tavsiye ettiği genç bir müzisyen olan Bahadır Akkuzu gruba katıldı. Yıllar içinde görüntü olarak Ohannes Kemer'in yerini alma çabasını ön plana çıkaracak olan Akkuzu müzikal anlamda grubun gerisinde kalacaktır. Konu olarak Earth and Fire'ın "Song of the Marching Children" andıran Yeni Bir Gün çalışmasının yanısıra, Kaygısızlar döneminde yapılmış Boğaziçi ve Flower of Love şarkılarının elden geçirilmiş halleri olan Çoban Yıldızı ve Bir Selam Sana, 2023'ün tematik devamı olan 2024, sıkı bir ethno jazz çalışması olan Ham Meyvayı Kopardılar Dalından (Rainbow konserinde vokal partilari Oktay Aldoğan tarafından çalınarak ilk kez enstrümental olarak lanse edilmişti.), elektronik müzik ve kraut rock sınırlarında dolaşan Gesi Bağları ve Barış Manço şarkı tavrının güzide örnekleri Sarı Çizmeli Mehmet Ağa ve Aynalı Kemer yer alıyordu. Ne Ola Yar Ola adlı şarkı ise Manço mistizminin doruğudur. 2023'den farklı olarak oturmuş bir çekirdek kadronun maharetlerinin sergilendiği bu uzunçalarda belirgin bir jazz tınısı dikkat çekmektedir. Bu uzunçaların tanıtımı ise 1978 Aralık'ında Şan Sineması'nda verdiği "Giderayak" konseri ile yapıldı. Avrupa turnesi öncesi yaptığı bu konserde, Aynalı Kemer, Gesi Bağları, Sarı Çizmeli Mehmet Ağa, Bir Selam Sana, Çoban Yıldızı, Kol Bastı, Lambaya Püf De, Acıh Da Bağa Vir, 2024, Yine Yol Göründü Gurbete, Ne Ola Yar Ola, Ham Meyva ve potbori şeklinde Dağlar Dağlar, İşte Hendek İşte Deve, Gamzedeyim, Nazar Eyle, Ben Bilirim,ayrıca Nick The Chopper, Kısa Bir Günün Öyküsü (Yeni Bir Gün) çalındı ve söylendi. Yeni Bir Gün, Barış Manço'nun uluslararası kariyer anlamındaki savaşı sırasında ihmal ettiği Türkiye cephesine dönüşünü ve yerini sağlamlaştırmasını sağlamıştır. Manço, pek çok röportajında bu dönemi ustalığa geçiş olarak nitelendirmiştir. 1979 yılnda Cem Karaca'nın Türkiye'de etkinliğini yitirmeye başlaması da Manço'nun yeniden doğuşunu hızlandıran önemli bir faktördü. Yavuz Plak ile anlaşmazlığa düşen Manço, bir an önce şirket değiştirme arayışları içerisinde Yavuz'a olan 1 albümlük borcunu sadece kaset olarak çıkan "20. Sanat Yılı Disko Manço"yu yaparak ödeme yoluna gitti. Kasetin Almanyadaki Türk işçileri eliyle Türkiye'de korsanının çıkarılması ise Türkiye'de bu albümün plaklaştırılmaması için bahane oldu. Bu albüm kaset formatında Yeni Bir Gün uzunçalarından şarkılarla desteklenmiş, yeni kayıt olarak Şan Sineması konserinde yaptığı potborinin stüdyo ortamında düşük kalitede bir düzenlemeyle ve nispeten az enstrümanla yeniden seslendirilmiş hali yer almaktadır. Albümden bize kalan tek neşe vesilesi ise Nick The Chopper'in Türkçe verisyonundaki "Anne Bana Çay Yap Demli Olsun. Baba Bana Para Ver Binlik olsun." sözleri ve şarkının içinde ortaya çıkan chipmonk sesli yaratıkların "Aslan Barış Abi Aslan Kurtalan Ekspres" tezahuratlarıdır. 1980 yılında topluluğa sax ve flütte Serdar Ertürk katıldı. Ayrıca, Almanya'ya yerleşme planları yapan Fehiman Uğurdemir de Kurtalan'ın vagonlarından biri oldu. Kılıç Danışman ise grubun bazen katılan bazen ayrılan uçarı elemanı durumundaydı. Bu dönemde örneğin Ağustos ayı konserlerinde Kurtalan Ekspres'te klavyeli çalgıları Serdar Ertürk, Fehiman Uğurdemir ve Barış Manço'nun ortaklaşa çaldıklarını görüyoruz. 1980'de 8 Kasım'da Emek sinemasında, 9 Kasım'da ise Suadiye Atlantik Sinemasında gerçekleştirilen "Özlenen Randevu" konserleri o yılın en fazla ses getiren Manço canlı performanslarıdır. Bu konserde daha önceleri Kaygısızlar döneminde Suzanne olarak konserlerde seslendirilen Şehrazat bu kez Korsakov'un eseri intro olarak seslendirilmek suretiyle yeni haliyle dinleyici karşısına çıkıyordu. Bu konserlerde, Fehiman Uğurdemir, Bahadır Akkuzu, Ahmet Güvenç, Celal Güven, Caner Bora, Serdar Ertürk ve Nejat Tekdal (klavye) yer alıyordu. Şehrazat'ta ise gruba 4 senfoni orkestrası müzisyeni eşlik ediyordu. Konserin bir başka süprizi ise Arapça olarak seslendirilen İşte Hendek İşte Deve idi. 1980 Ekim'inde ise daha önce Nazan Şoray tarafından plak yapılmış olan Hal Hal arka yüzünde önceleri Disko Manço'da editsiz olarak yer alan Eğri Büğrü ile birlikte yer alıyordu. Bu plakta Nejat Tekdal gruba dahil olmadığı için klavyeli sazları (Manço'nun deyimiyle tuşlu sentez çalgılarını) Barış Manço çalıyordu. 1981 yılında Temmuz ayında tamamlanan kayıtlar sonucunda funky tınılarla bezeli Barış Manço albümü Sözüm Meclisten Dışarı yayınlandı. Popüler ile avantgarde arasında garip bir yer işgal eden albüm geniş bir kitle tarafından kabul gördü. O dönemde keşfedilemeyip gelecekte Manço'nun alameti farikalarından biri olacak olan Dönence, bir EMS synthesizer harikası olarak müzik dünyamıza kazınırken (Manço, bu cihazın kullanımını Almanya'da elektronik müzik eğitimi görmüş olan Gökçen Kaynatan'dan öğrenmiştir.), Moog solosuyla Türk dinleyicisinin kulağını anolog synthe tınısına açık kılan Gülpembe, rap denemesi Sözüm Meclisten Dışarı (açık bir ritminin olmaması sizleri yanıltmasın), uzun klasik introsuyla Şehrazat ve 2023 serisinin son halkası olan 2025 bu albümün geleceğe kalan sıradışı unsurları idi. Albümün geri kalan bölümü ise funky bir Kurtalan Ekspresin performansı ile bezelidir. Kılıç Danışman'ın aralıklarla gruba girip çıktığı bu dönemde Manço'nun Egemen Bostancı ile 1002. Gece Masalları adlı bir müzikal tasarladığı görülmektedir. Bostancı ile anlaşamayan Manço bu çalışmanın ana temasını 1983 albümü Estafurullah Ne Haddimize kapsamında yayınladı. 1983 albümü Manço'nun ahlaki anlamda fütüvetnamelerden fırlamış gibi damıtılmış Manço sözlerinin yer aldığı bir albümdür. Köksüzlük ve liberal yeniden türediciliğin yükselen değer kabul edildiği 24 Ocak sonrası bankerzede günlerin içinde Eski Bir Fincan, Kazma, Halil İbrahim Sofrası bu zorlu geçişi yaşayan Türk halkı için tabiri caizse ilaç gibi şarkılardı. İlginçtir ki, Türklerin kendi değerlerinden kopmayı iyice kabullendikleri 90'ların ikinci yarısında Manço popülaritesi de ölümüne kadar ertelenecektir. 1984 yılında Jean Jaques Falaisse'in Kurtalan Ekspres'e katılımı ile uzun süredir özlemi çekilen klavyeci istikrarına 2 sene boyunca kavuşulmuş olur. Falaisse, Yamaha DX-7 ile grubun ilk digital synthesizer çalan elemanı oldu. Bahadır Akkuzu'nun askere gittiği bu dönemde grubun en kıdemli üyesi Celal Güven grubun sözcüsü olur. 24 Ayar albümünün maketini de ortaya çıkartan Celal Güven ve Falaisse olur. 24 Ayar albümü, Kurtalan Ekspres'in 2. plana itilerek Manço'nun grup müziğinden kopuşunun ilk göstergesi olmuştur. Sözler itibarıyla zaman zaman mutasavvıf bir uslubun benimsendiği (Dört Kapı) albümde Manço, yaşadığı dönemin iyi bir gözlemcisi olduğunu göstermiştir. Lahburger, kapımızda bekleyen Amerikan yaşam stilinin ve hızlı tüketim alışkanlıklarının mevcut dinamiklerle nasıl bir senteze ulaşacağı konusunda oluşturduğu simgesel bir fütürizm çalışmasıdır. Albüm tınısı dönemin baskın türü new wave ve 80'lere özgü pop ve rock yaklaşımlarının anadolu pop ile sentezlenmiş halidir. 1986 yılının Barış Manço'su J.J. Falaisse'in ülkesine dönmesi üzerine klavyesiz kalmış (Ömür Gidel'in özellikle 1983 sonrası joker keyboardçu olmasına rağmen) Kurtalan Ekspres ile ilişkilerini yeniden masaya yatırmış idi. Bireysel anlamda popüler olan Manço, gelişen eşlik teknolojileri nedeniyle grubu sahnede koruyarak albümlerden çekme niyetindeydi. Bahadır Akkuzu'nun dönüşü ile birlikte sözcülük Celal Güven'den alınarak Akkuzu'yu verildi. Değmesin Yağlı Boya albümünde de süpervizörlük Bahadır Akkuzu'ya verildi. Albümde Caner Bora tamamen devre dışı bırakılırken klavyeli sazlara Garo Mafyan konuk müzisyen olarak katıldı. Manço'nun gelecekteki albümlerinin kara haberi olarak Mafyan iki şarkının düzenlemesini bizzat üstlendi. Konserler ile sınırlanmış olan Kurtalan Ekspres'de Caner Bora aşamalı olarak devre dışında kalırken, önce dijital perküsyonda sonra da davulda Bahadır Akkuzu'nun kardeşi Cihangir Akkuzu ismi grup ile birlikte anılmaya başlandı. Klavyeli çalgılarda Ufuk Yıldırım yer alırken zaman zaman da Garo Mafyan klavyeci olarak gruba katıldı. Kurtalan Ekspres'in fiili olarak sona ermesi ise 1988 yılında Celal Güven'in gruptan ayrılması ile gerçekleşmiştir. Celal Güven'in yerini alan Hüseyin Cebeci'yi 1988 yılında Full Aksesuar Manço plağında Barış Manço'nun müziğine giren vokalistler Özlem Yüksek ve Yeşim Vatan takip etti. 1988 yılında yayınlanan son Barış Manço plağında Garo Mafyan ve Ufuk Yıldırım syntheclavier ve midi düzenlemeler ile yer alırken Bahadır Akkuzu zaman zaman cozz eden gitarıyla bu sounda katkıda bulundu. Yetişkin mi çocuk mu olduğunu anlayamadığımız hanım vokaller ise içimizi daraltmakta birebir etkili oldular. 1988 albümünde Barış Manço karizmasının bir parçasını oluşturan epik karakter Kul Ahmet ile grup müziğinden ziyade unutulan bazı değerleri dile getiren Barış Abi imajını sürdürmeyi yeğledi. 88 yılında Manço'nun televizyonda 7'den 77'ye programına başlamasıyla beraber, artık müzikle uğraşacak pek zamanı olmayan meşgul bir Barış Abi'dir full aksesuar Manço'muz... 1989 yılında Darısı Başımıza albümü ile yine mesaj veren ama müzik veremeyen bir Barış abi vardır karşımızda. Besteler kötü olmamakla beraber albümün yapım ve düzenleme aşamasında ruhsuz bir Manço vardır bu albümde. 1991 yılında Japonya'yı keşfeden Manço, Kurtalan'a Elif Turhan ve Eser Taşkıran'ın da katılımıyla 3 klavyeli 3 perküsyonlu 2 vokalistli ışık gösterileriyle büyütülmeye çalışılan, ancak albüm kayıtlarından hallice ses verebilen bir yurttan sesler korosu eşliğinde Japonya konserleri verdi. Bu konser dizisi, 1996 yayınlanan Live In Japan albümü ile özetlendi. Böylelikle 1983'den o döneme kadar yayınlanmış gerçek anlamda ilk Kurtalan Ekspres albümü gerçekleşmiş oldu. 1992 yılında Mega Manço'yu yapan Barış Manço, Ayı, Süleyman gibi şarkılarla kendini dinletmeyi başarsa da 92 sonrası "pop patlaması" diye tabir edilen kör döğüşünde onun uyguladığı formülü uygulayan bir sürü yeni yetmenin kol gezdiği bir ortamda 1988 ve 1989 yılında uyguladığı bilgisayarlı formülün eskisi kadar prim yapmadığını farketti. 1995 yılında kendi içinde bir olumlu geri dönüş yapan Manço, Müsadenizle Çocuklar albümünde sac ayakları Garo Mafyan tarafından oluşturulmakla birlikte Kurtalan Ekspres elemanlarından katkılar almayı ihmal etmeden, 1989'dan beri ilk akustik tınılı albümünü yaptı. Ancak albümün popüler şarkısı Müsadenizle Çocuklar eski tas eski hamam formülüne rağbet ettiği için Manço'nun toparlanma yönündeki çabası gözlerden kaçtı. Bu dönemde Barış Manço'nun 80'lerdeki apolitik tavrından sıyrılıp, 28 Şubat, 12 Eylül gibi demokrasinin kesintiye uğradığı dönemleri doğru bir yerden değerlendirerek "darbe" olarak nitelendirmiş ve bu dönemlerde halkın türküye sığındığını bir televizyon programında ifade etmiştir. Muhtelif üniversiteleri dolaşarak konferans verdiği bu yeni dönemde piyasa koşulları ve kendisini 88 yılından bu yana konumlandırdığı yer itibari ile fiilen emekliliğini ilan etmiş gibidir. 1996 yılında yayınlanan canlı albümün akabinde Manço'nun televizyon programlarına dahi özel TV kanallarından müşteri bulamaz duruma geldiğine şahit oluyoruz. Bu dönemde belgesel projelerini gerçekleştirme yönünde çalışan Manço, müziğe gerçek anlamda döneceği bir projeye soyundu. Kablumbağanın Öyküsü adlı bu albüm projesi dönemin iğrenç "nostalji" eğilimi nedeniyle Emre Plak tarafından geri çevrilmesi üzerine Mançoloji adlı bir "en iyiler" toplamasında karar kılındı. Mançoloji adlı "en iyiler" albümü için 1999 31 Ocak'daki ani ölümüne kadar yapılan kayıtlar 1990'lar boyunca yapılmış en iyi stüdyo kayıtları olmakla beraber yapımcı firma tarafından empoze edilmiş bazı düzenlemeler (örneğin alaturka Dağlar Dağlar yorumu) bu albümün tamamen Barış Manço albümü olmasını engellemiştir. Düzenlemelerin Kurtalan Ekspres'in son 10 yılında bulunmuş klavyeci Eser Taşkıran tarafından yapılmış olması olumlu bir puan olmakla beraber, çalan personel Kurtalan Ekspres personelinden ziyade piyasa müzisyenlerinden oluşması albümü ister istemez tınısal ayırt edilebilirlikten uzaklaştırdı. Manço'nun vefatının ardından oluşan rantın değerlendirilmesi amacıyla tekli bir albüm oluşturacak kadar iyi materyal içeren albüm, aceleye getirilmiş miksajıyla ve "o bizi çok sevmişti." tarzından salya sümük kapağıyla tam bir istismar vesikasına dönüştü. Barış Manço, ülkenin algı kodları itibari ile kendini kilit bir yerde konumlandırması ve batılılaşma yönündeki kör ve sağır ilerleyişimizde bu topraklardan gelen güven verici bazı sıcaklılıkları oynadığı rolün içerisine özenle serpiştirmesi nedeniyle toplumsal güven arayışımızın bir simgesi gibiydi. Öte yandan ölümüne yakın o da hepimiz gibi veya hepimizin olması gerektiği gibi huzursuzdu. Bu huzursuzluğuna ölümünden sonra yayınlanan ucube saygı albümü, Barış Manço senfonisi olduğu iddia edilen "tavşanın suyunun suyu" albüm ve tabii ki 2023 olduğu iddia edilen "yasalı buysa korsanı ne olsun?" dedirten garabet de biraz da kemik sızlaması aroması katıyordur. Merhum sanatçımız, Türk Milleti?nin büyük evlâdı Barış Manço hakkında bazı ilginç tesbitler yapıp özlem ve şükranla anmak istiyorum! > BARIŞ MANÇO ?DAĞI AŞAN DEVE?NİN KENDİSİ?YDİ!... Attan ? eşekten ? ayıdan - deveden şarkı yapan bir adamın 40 yıl ayakta durup bir fenomen (her yaptığı olay olan / olağanüstü kişi) olması Türkiye?de mümkün değildir. Bunu bir başkası yapsa Türkiye?de durdurmazlar, alaya alırlardı... Fakat Barış Manço doğadaki bütün canlılarla kontak kurabilen birisiydi ve bu samimiyeti şarkılara yansıyor, dinleyiciler de bunu hissediyordu. Galiba -kendisinin de Nokta Dergisi?nde söylediği gibi- o ?dağı aşan devenin? kendisiydi. > BARIŞ MANÇO BİR ?ROCK ŞAİRİ?DİR! ?Rock?ın giyimi ? yemeği ? müziği - felsefesi vardır. ?Rock? için bir yaşam biçimi de diyebiliriz. Barış Manço?nun şarkı sözleri incelendiğinde onun tam anlamıyla bir ?Rock Şairi? olduğunu söyleyebiliriz. Bir başka merhum sanatçımız Cem Karaca için de bu ?Rock Şairi? tanımı kullanılabilir. > BARIŞ MANÇO BİR ?ASFALT OZANI?DIR! Barış Manço İstanbul?da büyümüş olmasına rağmen, ayakları Anadolu?ya / Anadolu kültürüne basan birisidir. Uzun yıllar Avrupa?da yaşamış olması da bunu değiştirmemiştir. Barış Manço?nun gerçek anlamda bir ozan olduğunda kimsenin şüphesi yok. Fakat bu şehir kültürü almış olmasını da göz önünde bulundurursak, kendisine ?Asvalt Ozanı? diyebiliriz. Zaten Barış Manço, ünlü Ozan Murat Çobanoğlu ve arkadaşlarının Kars?daki kahvesine gittiğinde buna atıf yaparak kendisine ?Asfalt Ozanı geldi? diye takılırlarmış. BARIŞ MANÇO CENAZESİ, ?BİR MİLLETİN GELECEĞİNİN KATILDIĞI EN BÜYÜK CENAZE?DİR! Barış Manço?nun bu ülke insanlarının tamamının üstünde hakkı vardır. O bakımdandırki, bütün tarihcilerin ortak kabulüne göre Cumhuriyet Tarihi?nin en kalabalık cenazelerinden biridir Barış Manço Cenazesi... O cenaze için Murat Birsel?in tesbitiyle ?bir milletin geleceğinin katıldığı en büyük cenaze?dir demek çok isabetlidir. BARIŞ MANÇO ?ASIK SURATLI CIVIKLARIN İÇİNDE, GÜLERYÜZLÜ CİDDİ BİR ADAM?DIR! Bu sayededir ki, onun bu ciddiliği her kuşak tarfından fark edilmiş, güleryüzü insanımıza moral vermiştir. Herkesten çok farklı olmasına rağmen, 40 yıl boyunca içimizden/ailemizden biri gibi aramızda dolaşmıştır. Ali Sirmen?in dediği gibi ?Güleryüzlü ciddi adam? tanımına uyacak bir başkası da şu an yoktur! BARIŞ MANÇO?NUN MÜZİĞİ ?ULUSAL OLUNMADAN EVRENSEL OLUNAMAZ FELSEFESİ?NE DAYANIR! Bu yüzden askerden döndükten sonra ?Derule?, ?Kağzman?, ?Çay Elinden Öteye / Rezil Dede?, ?Uzun İnce Bir Yoldayım?, ?Yemen Türküsü / Burası Muştur? gibi türküleri çok sesli olarak yeniden düzenlemesi ve denemeler yapması da bundandır... Barış Manço aslını yitirmeden dünya vatandaşı olmayı başarmıştır. Japonya?da en üst düzeyde davet edildiği vakit bile onlara ?Domates ? Biber -Patlıcan?ı söylemiştir! ?DAĞLAR DAĞLAR? ŞARKISI?NDA, ?SON BİR OLSUN YAKINDAN GÖREM? DEDİĞİ ?SEVGİLİSİ? BİR KADIN DEĞİL, TÜRKİYE?DİR! ?Dağlar Dağlar? şarkısında ?sevdiğimi son bir olsun yakından görem? derken, bunun bir kıza yazıldığı akla geliyor, fakat ben bunun bir kıza yazıldığını sanmıyorum. Barış Manço ?Dağlar Dağlar?ı Belçika?da yazmıştır. Uzun süre Türkiye?ye gelememiştir. Belçika ile Türkiye arasında o meşhur ?Balkan Dağlar?ı vardır. Bu şarkı bu özlemle yazılmış olmalı. Yani bu şarkıda ?sevdiğimi son bir olsun yakından görem? dediği ? o sevgilisi? bir kız değil, Türkiye?dir diye düşünüyorum! ?MURAD ETTİĞİ TÜRKİYE?Yİ OLUŞTURMAK? HEPİMİZİN BORCU! Barış Manço?nun ne zaman bir yerde adı geçse veya bir şarkısı çalınsa içim halâ bir başka burkuluyor. Onun murad ettiği bir Türkiye?yi oluşturmak hepimizin borcu? Vefatının 8.yılında da Kültürümüz?e ve Ülkemiz?e yaptığı hizmetleri şükranla anıyor, ölümsüz ruhunun önünde saygıyla eğiliyorum. Barış ağabeymi çok ama çok özlüyorum. HYP Denizli İl Başkanı Yatağanbaba olarak, ?Kültürümüz? ve ?Barış Manço?nun vefat yıldönümü? ile ilgili diyeceklerim ve ?duruşum? budur, aziz milletimize saygıyla duyuruyorum. 7'den 77'ye herkesin sevdiği Barış Manço, ölümünün 8. yılında anılıyor. Kanlıca'daki Manço'nun kabri başında düzenlenen törende, dualar okundu. Daha sonra çocuklar Manço'nun mezarına karanfiller bırakarak, 'Unutamadım' şarkısını söyledi. Anma törenine Barış Manço'nun eşi Lale Manço, Cem Karaca'nın eşi İlkim Karaca, organizatör Ali Rıza Türker, Barış Manço Korosu Şefi Kamuran Sağol, Moda Gönüllüler Derneği üyeleri ile sevenleri katıldı. Mezarlıktaki anma töreninden sonra sevenleri ve çocuklar, sanatçının evinin bulunduğu Moda'da toplanarak, Barış Manço'nun şarkılarını seslendirdiler. MANÇO'NUN HAYAT HİKAYESİ Konya ovasında yaşayan Mançozade adlı büyük bir aile, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u alması ile birlikte Rumeliye göç etmiş ve Selanik'e yerleşti. Birinci Dünya Savaşına kadar Selanik'de yaşayan Mançozade ailesi, savaşın hayat koşullarını güçleştirmesi nedeniyle tekrar İstanbul'a göç etti. Mançozade'lerden Mehmet Abdi bey İstanbul'da bir konağa yerleşmiş ve arkadaşının kızkardeşi olan Nimet hanımla evlendi. Yıllar sonra Nimet hanım Barış Manço'nun "Gülpembe" şarkısının ilham kaynağı olacaktı. Cumhuriyet devrimlerini yaşayan aile soyadı kanunu ile birlikte Mançozade olan aile adlarını değiştirerek Manço soyadını alırlar. Abdi bey ile Nimet hanımın oğlu Hakkı bey, Rikkat Uyanık ile evlenir. Hakkı bey ile Rikkat hanımın ikinci çocuğu 2 Ocak 1943 yılında doğan Mehmet Barış Manço dur. Barış Manço, Oktay Manço, Savaş Manço ve İnci Manço ile birlikte 4 kardeştiler. 2. Dünya savaşının sonlarında doğan Barış Manço, ailesinin savaşın bitmesine duyduğu özlem nedeniyle "Barış " ismini seçtiklerini söylemektedir. Döneminin Türk Sanat Müziği sanatçısı olan Rikkat hanımla, Hakkı bey Barış 3 yaşındayken ayrılırlar. Babasının yanında büyüyen Barış Manço'nun çocukluğu Kadıköy'de geçmiştir. İlkokulu Gazi Mustafa Kemal ilkokulunda tamamlamış, daha sonra Galatasaray Lisesine devam etmiştir. 10. sınıfdayken babasını kaybeden Barış Manço, Galatasaray Lisesinden ayrılarak Şişli Terakki Lisesine gitmiş ve oradan mezun olmuştur. Aileden gelen yetenekle 2 yaşından itibaren şarkı söylemeye ve Ortaokul 2. sınıf öğrencisiyken de amatör olarak müzikle uğraşmaya başlamıştır. Liseyi bitirince 20 Eylül 1963 yılında önce Paris'e oradanda Belçikaya ağabeyi Savaş Manço'nun yanına gider. Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisinde resim, grafik ve iç mimari okur. Lisede çok başarılı olmayan hatta müzik ve coğrafyadan ikmale kalan Barış Manço, bu okuldan çok iyi derece ile, okul birincisi olarak mezun olmuştur. BİR EKOL OLDU Galatasaray Lisesinde başlayan müzik hayatı, Belçikada da devam etti. 1969 yıllarında yurda döndüğünde Dağlar, Dağlar şarkısını yaptı. Bu şarkı onun hayatında bir dönüm noktası oldu. Aynı yıllarda görüntüsü değişmekte, müziği ve kıyafetleri ile bir ekol oluşturmaktadır. Barış Manço insan ilişkileri konusunda çok iyidir. Bağlantı kuramayacağı hiçbir canlı yok denebilir. Zaten daha sonraki yıllarda da yaptığı bir röportajında " Kendimi, toplumla diyalog kuran bir iletişim aracı olarak görüyorum" diyecektir. 1971 yılında askerlik yılları başlayacaktır. Askerdeki ilk ayları, hem ani olarak askere alınması, hem de diplomasına rağmen üniversite mezun olmasının tartışılması ve de saçlarının kesilmesi gerektiği nedeniyle çok keyifli başlamadı. Askerliğini Polatlıda Topçu asteğmen olarak yaptı. Askerliğin son ayları ise güzel dostluklar ve askeriye de bir dizi konserlerle üretken bir hale dönüştü. Askerlikten sonra yine bir dönem Belçika günleri araya girmektedir. Barış Manço, sıra dışı kıyafetleri, takıları, enterasan el hareketleri ve şarkılarına çektiği klipler ile bizleri şaşırtmayı sürdürmeye devam eder. Sanatçının görevinin biraz da şaşırtıcı şeyler yapmak olduğuna inanmıştı. Yıllar geçtikçe bu davranış ve biçimlerin onun özgün kişiliği olduğunu daha iyi anlayacaktık. 18 temmuz 1978 yılında Kadıköy evlendirme dairesinde Lale Manço ile evlendi. Bu konuda da topluma örnek olmayı başaran Barış Manço, evliliğinde de İstanbul geleneğini sürdürdü. Bu evliliği, Lale Manço da 1998 yılında yaptığı bir röportajda " Barış içinde 23 yıl" diye tanımlıyor. Evdeki birliktelikleri, iş hayatında da devam eder, Lale Manço, televizyon programlarına yönetmen ve yapımcı olarak imzasını atar. Bu beraberliğe oğulları 19 Mayıs 1981 yılında Doğukan Hazar, 24 Temmuz 1984 yılında Batıkan Zorbey katılır. Dünya çocuklarının Barış abisi, kendi çocuklarıyla da iyi arkadaş olduğunu söylemektedir. Yoğun iş programı çocuklarını ihmal etmesine asla neden olmamıştır. Çocukları için en büyük öğüdü, yaptıkları işin en iyisini severek yapmaları gerektiğidir. Çocukları için tek kaygısının adam gibi adam olsunlar diye dile getiriyor ve hangi meslek olursa, tornacı bile olabilirler ama kendi deyimiyle onlar için "Doğukan usta, öyle bir vida sıkar ki başka türlü sıkar" denmesini arzu ettiğini söylemektedir. Doğu ile batının sentezini yapmıştı. Ona göre, doğunun herşeyi kötü, batının herşeyi iyi doğru bir kavram değildir. Oğullarına da Doğukan ve Batıkan isimlerini koyması doğu ve batının barış içinde olması dileğinden kaynaklanmaktadır. Barış Manço'ya göre Türkiyenin de bulunduğu konumun kesin bir sınırlaması yoktur. Türkiye, doğudan bakıldığı zaman batıda, batıdan bakıldığı zaman da doğudadır. Bu konudaki duygularını ise, Japonya konserinde 20.000 Japon'un Türk bayrağı çıkartıp sallamasından televizyon başındaki 60 milyon insanın gözyaşları içinde izlemesi gibi heyecanlandığını ve gurur duyması ile ifade ediyor. "40 YILLIK SANAT HAYATIMDA TÜRKİYE'DE BAŞ SAYFAYA ÇIKMADIM" Barış Manço yabancı ülkelerdeki çalışmaları için yaptığı değerlendirmede "Japonlar beni sahiplendiler, milyonlarca Japon konserlerime geliyor, CD'lerimi alıyor, Japonlar bende doğru birşeyler buluyor. Şarkılarımı didik didik inceliyorlar, onlardan konferanslar hazırlayıp televizyon programları yapıyorlar. Türkiyede bunun onda biri yapılmadı. Belçikada ise, onların ülkelerini tanıttığım için Liege Prensliği onur ödülü verdiler. Törene limuzin ve dört eskort ile gittik. Belçikanın en büyük gazetesi birinci sayfada yarım sayfa ayırdılar. Türkiyede 40 yıllık sanat hayatımda baş sayfaya çıkamadım" gibi serzenişte bulundu. Ne yazık ki yıllar sonra baş sayfada bulunma nedenin "ölüm" olması çok hüzünlü idi. Önemli olmaktan çok değerli olmayı tercih ettiğini söyleyen Barış Manço, duygusallığını seçtiği bir yaşam biçimi olduğunu vurgularken, kendi deyimiyle kuzey kutbunu da asla kaybetmediğini de sözlerine ekliyor. Rus romantikleriklerinden, Korsakof, Musolski ve Çaykoski den etkilenerek, evinin dekorasyonunda da romantik çağı, 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyılın başını yansıtan tarzı tercih etmişti. 200'ÜN ÜZERİNDE ŞARKISI... Türkiyedeki en uzun ve başarılı televizyon programlarını yaptı. 200' ün üstünde şarkısı ona 12 altın, platin albüm/kaset ödülü kazandırdı. Şarkılarının bir bölümü Yunanca, Bulgarca, Arapça, Farsça, Japonca, İbranice, Fransızca, İngilizce ve Flemenkçeye çevrildi. Her ülkede şarkıları çok sevildi. KONGO'DA 12-13 BİN KİŞİ DOMATES-BİBER PATLICANI SÖYLEDİ Kongo'daki 12-13 bin kişinin katıldığı konserde "Domates Biber Patlıcan" ı söylerken, Kongoluların koro halinde şarkıya eşlik etmeleri şarkının evrenselliği hakkında bilgi vermektedir. Bu konuya başka bir örnekte Mısır da yaşanmıştı. Barış Manço, Mısır Televizyonunda canlı yayında Dağlar Dağlar'ı Arapça söylemişti, bu programın sonunda Mısırlılar sokağa döküldüğü gibi, program da defalarca tekrarlanmıştı. "20.YÜZYILA DAMGASINI VURMAYA ÇALIŞAN BİR TÜRKÜM" En büyük arzusunun ansiklopediler de yer almak olduğunu söyleyen ve Barış Manço müzesi kurmak isteyen Manço, " 20. yüzyılda yaşamış, o yüzyıla damgasını vurmaya çalışan bir Türküm, 20. yüzyılın Türk Müziğini yapıyorum" demektedir. Müzik ve televizyon hayatında sayısız ödüller alan Barış Manço 1991 yılında devlet sanatçısı ünvanı, yine aynı yıl Hacettepe Üniversitesi onursal doktora ünvanı, Uluslararası Teknoloji Ödülü, Japonya; Uluslararası Kültür ve Barış ödülü, Belçika Krallığı; Leopold II şövalyesi nişanı, Fransız Kültür Bakanlığı Edebiyat ve Sanat Şövalyesi nişanı, Türkmenistan Cumhurbaşkanlığı; Türkmen Vatandaşlığı ödülleri kazanmıştır... BIZLERDE SENI UNUTAMADIK [YOUTUBE]www.youtube.com/watch?v=3eoiUcJnYus[/YOUTUBE] SARKILARI HATIRLASANA hani bana söz vermistin o aksam ayrilirken dönecegim demistin yillar gecti bekledim bos ümitlerle hatirlsana hani bana söz vermistin o aksam ayrilirken seviyorum demistin yillar gecti bekledim bos ümitlerle duydum ki bugün evleniyormussun artik baskasinin oluyormussun gücüm kalmadi dayanmaya aglamak istiyorum doya doya hickira hickira hatirlsana böylemi söz vermistin o aksam ayrilirken seviyorum demistin yillar gecti bekledim yasli gözlerle duydum ki bugün evleniyormussun artik baskasinin oluyormussun gücüm kalmadi dayanmaya aglamak istiyorum doya doya hickira hickira doya doya hickira hickira AHMET BEYIN CEKETI Tanri bütün kullara rizkini dagitirken Kimi sirtüstü yatar kimi bosta gezerken Kul Ahmet erken kalkar haydi ya nasip derdi Kimseler anlamazdi ya nasip ne demekti O mahallede herkes gömlek giyerdi Bizim Kul Ahmet bir gün bir ceket diktirdi - Diktirir ya Mahalleye dert oldu Kul Ahmet‘in ceketi Kul Ahmet erken kalkar haydi ya nasip derdi Kimseler anlamazdi ya nasip ne demekti Herkes gömlek giyerken Ahmet ceket giyerdi Konu komsuya dert oldu Kul Ahmet‘in ceketi Mahalleli kahvede muhabbet pesindeyken Leylekler lak lak edip peynir gemisi yüklerken Kul Ahmet erken yatar sabaha ya kismet derdi Kimseler anlamazdi ya kismet ne demekti Herkes gömlek giyedursun Bizim Kul Ahmet ceketini birde astarla kapativerdi - Kaplatir ya Mahalleye dert oldu Kul Ahmet‘in ceketi Kul Ahmet erken yatar sabaha ya kismet derdi Kimseler anlamazdi ya kismet ne demekti Herkes gömlek giyerken Ahmet ceket giyerdi Konu komsuya dert oldu kul ahmetin ceketi Bir gün bir yoksul öldüüzüldü mahalleli Ama bir kefen parasi bulamadi mahalleli Kul ahmet dedi dedi yalan dünyacikardi ceketini Örttü garibin üstüne kaldirdi cenazeyi Sonunda herkes anladi ya nasip ya kismeti Bizim kul Ahmet birden oluverdi Ahmet Bey Ceketse Ahmet Bey‘in Ceketi Ibret-i alem oldu Ahmet Bey‘in Ceketi Sonunda herkes anladi ya nasip ya kismeti Ibret-i alem oldu Ahmet Bey‘in Ceketi Megerse tüm keramet ceketteymis be Ahmet Baris‘a sorar isen sen bu yolda devam et AGLAMA DEGMEZ HAYAT Rüya gibi her hatýra her yaþantý bana Rüya gibi her hatýra her yaþantý bana Ne bulduysa kaybetti gönül aþktan yana Ne bulduysa kaybetti gönül aþktan yana Ömür çiçek kadar narin bir gün kadar kýsa Aðlama deðmez hayat bu gözyaþlarýna Aðlama deðmez hayat bu gözyaþlarýna Her damla yaþ oyuk oyuk iz býrakýr kalbimde Her damla yaþ oyuk oyuk iz býrakýr kalbimde Hayat þarap gibidir keder de var neþe de Hayat þarap gibidir keder de var neþe de Ömür çiçek kadar narin bir gün kadar kýsa Aðlama deðmez hayat bu gözyaþlarýna Aðlama deðmez hayat bu gözyaþlarýna ANLIYORSUN DEGILMI Hava ayaz mi ayaz ellerim ceplerimde Bir türkü tutturmusum duyuyorsun degil mi? Çalacak bir kapim yok mutluluga hasretim Artik sokaklar benim görüyorsun degil mi? Zaman akmiyor sanki saatler durmus bugün Sonsuz yalnizligimda bir tek sen varsin bugün Ya dön bana artik duyuyor musun beni? Ya çik git dünyamdan anliyorsun degil mi? Bir resmin kalmis bende tam ortadan yirtilmis Hani siyah kazakli biliyorsun degil mi? Gözlerimden süzülen birkaç damla anida Senin sicakligin var anliyorsun degil mi? Baris Manço - Arkadaþým Eþek Kaç yýl oldu saymadým köyden göçeli Mevsimler geldi geçti görüþmeyeli Hiç haber göndermedin o günden beri Yoksa bana küstün mü unuttun mu beni Dün yine seni andým gözlerim doldu O tatlý günlerimiz bir aný oldu Ayrýlýk geldi baþa katlanmak gerek Seni çok çok özledim arkadaþým eþek Arkadaþým eþ arkadaþým þek arkadaþým eþek Yaban taylarý çayýrda tepiþiyor mu Çilli horoz kedilerle dövüþüyor mu Sarýkýz minik buzaðýyý sütten kesti mi Kuzularla oðlaklar seviþiyor mu Uzun kulaklarýný son bir kez salla Tüm eski dostlarýmdan bir haber yolla Ayrýlýk geldi baþa katlanmak gerek Seni çok çok özledim arkadaþým eþek Arkadaþým eþ arkadaþým þek arkadaþým eþek ALLA BENI PULLA BENI Alla beni pulla beni al koynuna yar Gözüm senden baþkasýný görmez oldu yar Gönlüm senden bir þey ister nasýl desem yar Alla beni pulla beni al koynuna yar Senin için daðlar deler yol açarým yar Senin için denizleri kuruturum yar Senin için gök kubbeyi yerlere çalarým yar Caným iste caným bile sana kurban yar Daðlar taþlar uçan kuþlar senin olsun yar Deniz derya gökler hep yerinde dursun yar Gönlüm senden bir þey ister nasýl desem yar Alla beni pulla beni al koynuna yar Saçlarýna yýldýzlardan taç yapayým yar Bir nefeste güneþleri söndüreyim yar Çýra gibi uðrunda ben yanayým yar Caným iste caným bile sana kurban yar Yýldýzlar yerinde güzel býrak dursun yar Saçlarýmý ellerinle okþa yeter yar Gönlüm senden bir þey ister nasýl desem yar Alla beni pulla beni al koynuna yar Rüzgar olup ince beline sarýlayým yar Çimen olup ayaðýna serileyim yar Sürme olup gözlerine sürüleyim yar Caným iste caným bile sana kurban yar Alla beni pulla beni al koynuna yar Gözüm senden baþkasýný görmez oldu yar Gönlüm senden bir þey ister nasýl desem yar Alla beni pulla beni al koynuna yar AYNALI KEMER Sabah yeli ilgit ilgit eserken seher vakti bir güzele vuruldum Al dudakta inci disi, bu dünyada yok bir esi seher vakti bir güzele vuruldum Aynali kemer ince bele bu can kurban tatli dile seher vakti bir güzele vuruldum Mor menekse nergiz dizmis boynuna kusluk vakti aldi beni koynuna civildasir dudu kusu, sanki bülbülün ötüsü seher vakti bir güzele vuruldum Aynali kemer ince bele bu can kurban tatli dile seher vakti bir güzele vuruldum Aksam oldu gün kavustu sessizce dedi güzel "ayrilik vardir bize uzakta bir baykus öttü, gül bahçemde diken bitti seher vakti bir güzele vuruldum Aynali kemer ince bele bu can kurban tatli dile seher vakti bir güzele vuruldum GUL PEMBE Sen gülünce güller açar gülpembe Bülbüller seni söyler Biz dinlerdik gülpembe Sen gelince bahar gelir gülpembe Dereler seni çaðlar Sevinirdik gülpembe Gündüz yaðmurlarýyla Bir gün göçtün gittin Ýnanamadýk gülpembe Bizim iller sessiz Bizim iller sensiz Olamadý gül pembe Dudaðýnda son bir türkü gülpembe Hala hep seni söyler Seni çaðýrýr gülpembe Gündüz yaðmurlarýyla Bir gün göçtün gittin Ýnanamadýk gülpembe Bizim iller sessiz Bizim iller sensiz Olamadý gül pembe Dudaðýnda son bir türkü gülpembe Hala hep seni söyler Seni çaðýrýr gülpembe Gözlerimde son bir umut gül pembe Hala hep seni arar seni bekler gülpembe Dudaðýnda son bir türkü gülpembe Hala hep seni söyler Seni çaðýrýr gülpembe Gözlerimde son bir umut gül pembe Hala hep seni arar seni bekler gülpembe ![]() 1975- 2023 (Yavuz Plak) 1976- Baris Mancho (1977'de " Nick The Chopper " olarak cikti )(CBS) 1978- Yeni Bir Gun (Yavuz Plak) 1978- 20 Sanat Yili Disko Manco (Turkuola) 1981- Sozum Meclisten Disari (Turkuola) 1983- Estagfurullah...Ne Haddimize!.. (Turkuola) 1985- 24 Ayar Manco (Emre Plak) 1986- Degmesin Yagli Boya (Emre Plak) 1988- 30 Sanat Yili Fullaksesuar Manço-Sahibinden Ihtiyactan (Emre Plak) 1989- Darısı Başınıza(Yavuz Plak) 1992- Mega Manco (Emre Plak) 1995- Musaadenizle Cocuklar (Emre Plak) 1996- Baris Manco Live In Japan (Emre Plak) 1999- Mançoloji (Emre Plak) 2000- Barış Manço Senfoni Orkestrası (Emre Plak) 2001- Barış Manço İngilizce Albümü (Sony) 2002- Yüreğimdeki Barış Şarkıları (Sony) 2004-2023 Albümü (Emre Plak) | |
|
| Kullanicisinin Bu mesaj'ina 3 üye tesekküpr etti: |
| | #2 |
| tşk ederim metehan tşk ederim çok değerli bir sanatçımızdı barış manço | |
| | |
| | #3 |
| teşekkürler süper seeri olmuş | |
| | |
| | #4 |
| çok güzel olmuş tebrikler ancak linklerin çoğu kırık.tazelersen iyi olur | |
| | |
| | #5 |
| çok teşekkürler | |
| | |
| hayal ender, Tesekkür Edenler: |
| | #6 |
| böyle bir konuyu açtığın için çok teşekkürler iki barışı birden aynı yerde tutmak güzel ikisinede allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun ama şuda varki onlar ölmedi içimizde yaşıyorlar tekrar teşekkürler | |
| | |
| | #7 |
| Elıen Emegıen Saglık Muthış çok Tş Ler | |
| | |
| | #8 |
| Bu ne muhtesem bir paylasim, cok cok cok ama cok sagol varol, emegine saglik. malesef böyle dev saygideger sanatcilar birer birer yok olup gidiyor ve yerini dolduran gelmiyor malesef. | |
| | |
| miyagi, Tesekkür Edenler: |
| | #9 |
| Thanks Barış Abiyi , Müziğini, Tarzını Sevenlere Unutulmayacak Bi Anı | |
| | |
| demiralay, Tesekkür Edenler: |
| | #10 |
| bu güzeel ortamı sunduğun saol kardeşim,barış abiyi saygıyla anıyoruz | |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvpl | Son Mesaj |
| Barıs Manco - Iste Baris(1994 | northernpole | Silinen Konular ve Mesajlar | 12 | 22.12.2008 16:17 |
| Cevap: Barıs Manco Fan Club | Sêrxun | Silinen Konular ve Mesajlar | 0 | 25.03.2008 17:12 |
| Barıs Manco - Kurtalan Ekspress(1975) | northernpole | Silinen Konular ve Mesajlar | 0 | 18.11.2007 17:19 |