![]() | |
|
TEST
| ||
![]() |
| | Seçenekler |
| | #1 |
| ``Sömürünün yasal, fakat sömürüye karşı mücadele etmenin yasadışı sayıldığı bir ülkede yaşıyoruz. Elbette sadece bizim ülkemiz bu durumda değil, sömürünün olduğu ülkelerin hemen tümü için bu durum, şu ya da bu biçimde geçerlidir. Yaşadığımız düzenin karakterini belirleyen sömürü nedir? Sömürü; bir insanın veya insanların, başka insan veya insanları çalıştırarak, onların emeğinin tamamına veya bir kısmına el koymasıdır. Sömürü kendiliğinden gerçekleşmez. Bir insanın başka bir insanı sömürebilmesi, üretim araçlarının özel mülkiyeti ile mümkün olabilmiştir. Üretim araçlarını ele geçirmiş olan sömürücü sınıflar, üretim araçlarından yoksun bıraktıkları kitleleri çalıştırarak, emeğini sömürürler. Sömürünün tarih sahnesine ilk çıkışı, toplumların sınıflara bölünmesi ile başlar. Bilinen ilk toplum biçimi olan, ilkel komünal toplum, sınıfsız bir toplumdur ve bu toplumda sömürü yoktur. Fakat, sonraki toplumlar olan köleci, feodal ve kapitalist toplumlar, insanın insanı sömürdüğü toplumlardır. Köleci toplumda, köle sahipleri kölelerin emeğini sömürürken, feodal toplumda sömüren feodal beyler (büyük toprak sahipleri), emeği sömürülen ise, serfler (yoksul ve topraksız köylüler)'dir. Kapitalist toplumda ise, temel sömürücü sınıf burjuvazi, temel sömürülen sınıf ise proletaryadır. Kapitalizm, emek sömürüsünün en yoğun, en sistematik ve en aleni yaşandığı toplum biçimidir. Bu konuda Marks ve Engels, Komünist Manifesto'da şöyle derler; "Burjuvazi, üstünlüğü ele geçirdiği her yerde, bütün feodal, ataerkil, romantik ilişkilere son verdi... Tek sözcükle, dinsel ve siyasal yanılsamalarla perdelenmiş sömürünün yerine, açık, utanmaz, dolaysız, kaba sömürüyü koydu." Kapitalist sistemde sömürünün gerçekleşme biçimi en genel haliyle şöyledir; Bir işçi, kendisini çalıştıran burjuvadan belli bir miktar ücret alır, fakat aldığı ücretten daha fazla "değer" üretir. Aldığı ücretle, ürettiği değer arasındaki bu farka, "artı değer" denir ve 'artı değer'e, işçiyi çalıştıran burjuva el koyar. Dolayısıyla işçi, günün belli bir saatinde aldığı ücretin karşılığı olarak, geri kalan saatlerde ise patronun kâr etmesi için çalışmış olur. Bu, işçinin sömürülmesidir. İşçi, ne kadar çok süreyle ve ne kadar az ücretle çalıştırılırsa, sömürü de o kadar artmış olur. Kapitalizmde sömürü sadece üretim aşamasıyla sınırlı değildir. Emekçi, tüketim aşamasında, tüketim mallarına değerinden daha fazla para ödemek zorunda bırakıldığı için de sömürülmektedir. Sömürülen kitlelerin, emeklerinin sömürülmesini gönüllü olarak kabul etmeleri söz konusu değildir. Sömürü koşulları, sömürülen sınıflara, yalan, demagoji ve zor yoluyla kabul ettirilir. Yalan ve demagoji, sömürüyü perdelemek için kullanılır. Zorlama ise, iki şekilde gerçekleşir. İki biçimden biri, ekonomik zorunluluklardır. İnsan, yaşamını sürdürebilmek için üretim araçlarına ihtiyaç duyar. İnsanların üretim araçlarından yoksun bırakılmaları, üretim aracını elinde bulunduran sınıflar tarafından sömürülmek pahasına çalışmaya zorlanmalarıdır. Kapitalist toplumda ekonomik zorunlulukların kullanılması daha belirgindir. Görünürde işçiler "çalışma koşullarını belirlemekte" özgürdürler. Gerçekten de işçilere, bu fabrikada bu fiyata çalışacaksın diye yasal bir zorlama olmaz. Fakat, kapitalizm işçilere, kendilerine dayatılan sömürü koşullarını kabul ederek, emeklerini düşük ücretler karşılığında satmak dışında bir alternatif de bırakmaz. (İşçilerin örgütlenme ve mücadelesinin bu ücretler üzerinde bir etkisi elbette vardır fakat bu son derece sınırlıdır.) Sömürücü sınıflar, kitleleri sadece üretim araçlarından yoksun bırakmakla yetinmezler. Aynı zamanda, sömürüyü kabullendirmek için baskı ve zor da kullanırlar. Bu da, sömürünün olduğu tüm toplumlarda mevcuttur. Köleler köle sahiplerinin malıdır, sistemin yasaları da köle sahiplerine, köleleri istedikleri gibi çalıştırma ve bunun için sınırsız zor kullanma olanağı tanır. Yoksul köylüler de, feodal beylerin belirledikleri koşullarda çalışmaya zorlanırlar. Kapitalist toplumda da, zor sömürüye boyun eğdirmenin biçimlerinden birisi olarak devrededir. Her üç toplum biçiminde de, egemen sınıfların zor kullanma aygıtı devlet'tir. Sömürü, tüm toplumlarda var olan ve sonsuza kadar da var olacak bir olgu değildir. Devrimini yapıp sosyalizmi inşa yoluna giren toplumlar, sömürüyü kendi toplumları çerçevesinde de olsa, ortadan büyük ölçüde kaldırmış olurlar. Kapitalist toplumun tarih sahnesinden silinmesiyle birlikte ise, sömürüye dayalı üretim biçimleri tümden ortadan kalkacaktır. Sınıfsız bir toplum biçimi olan ilkel komünal toplumda sömürü yoktu, yine üretim araçlarının özel mülkiyetine son verecek olan komünist toplumda da sömürü olmayacaktır. Sömürünün son bulması konusunda, Komünist Manifesto'da şöyle denir; "Komünizmin ayırıcı özelliği, genel olarak mülkiyetin kaldırılması değil, burjuva mülkiyetinin kaldırılmasıdır. Ama modern burjuva özel mülkiyet... çoğunluğun azınlık tarafından sömürülmesine dayanan sisteminin nihai ve en tam ifadesidir." Bu nedenle de, burjuva mülkiyete son vermek, sömürüye de son vermektir.`` | |
| | |
The Following User Says Thank You to yalcin yetkin For This Useful Post: |
| | #2 |
| Her üç toplum biçiminde de, egemen sınıfların zor kullanma aygıtı devlet'tir. Deletin esit davranmasi beklenemez..... Ancak birlikte mucadeleyle kazanilmis haklar elde edilebilir. Sanirim toplumlar kitabinda alintidir yada harmanlama. | |
| | |
| | #3 |
| her türlü sömürüye hayır. paylaşımına teşekkür.. | |
| | |
![]() |
| Seçenekler | |
| |
Benzer Konular | ||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Cvp | Son Mesaj |
| Astroloji Nedir? Tarot nedir..? | MyLove | Burçlar ve Fallar | 1 | 02.01.2009 22:39 |
| jgs.exe nedir | muratk | İnternet ve Güvenlik Bilgileri | 0 | 29.11.2008 02:54 |
| 168’inci yılında PTT gerçeği Artan kâr artan sömürü | faillimeçhul | Haber Arsivleri | 0 | 23.10.2008 12:23 |
| TCP/IP Nedir? | Swipe | İnternet ve Güvenlik Bilgileri | 4 | 09.09.2008 13:58 |
| No-key x-sim nedir? | muratcan25 | Cep Telefonu Modelleri ve Sorulariniz | 3 | 23.04.2008 12:02 |