CAYBURG.COM
Teoriler ve Tartışmaları Teoriler Tartışmaları
Cevapla
Kuantum teorisi Bu konu 84 defa okundu ve 8 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 30.09.2008, 01:21   #1
Bay "Kürsad"
"ву кαяιzмα"
Standart Kuantum teorisi

Kuantum teorisi, bilim tarihinin en çok kafa yorulan ve birçok hararetli tartışmaya konu olan teorilerinin başında gelir. Doğurduğu sonuçlar ise yalnız fizik bilimine değil birçok sanat akımına, sosyolojik teoriye ve değişik alanlara ilham kaynağı olmuştur. Kuantum teorisi kabaca bir atomun yörüngelerinde bulunan elektronların enerji seviyeleri arasındaki sıçrayışlardır. İlk bakışta herhangi bir fizik teorisinden farksız gibi gözükse de biraz derinlere indiğimizde aslında bu teorinin akıl almaz süreçlerden geçtiğini görürüz.
20. yüzyılın başında J.J.Thomson elektron kavramını bularak, sonraki yıllarda Bohr tarafından son şekline kavuşturulacak olan atom teorilerinin en dikkate değer olanını tasarladı. Thomson’a göre elektronlar pozitif yüklü ortamlarda gömülü olarak bulunmaktaydlar (plum puding). Daha sonra Ernest Rutherford’un neredeyse atomun tüm kütlesini içeren atom çekirdeğini bulmasıyla atomun yapısı biraz olsun şekillenmeye başladı. Atom teorisine en son şekli Niels Bohr verdi. Bohr’a göre elektronlar, çekirdeğin çevresindeki enerji seviyelerinde bulunurlardı. Bu teoriye göre elektronlar cismin sıcaklığına bağlı olarak enerji seviyeleri arasında sıçramalar gerçekleştirerek radyasyon yayıyorlardı veya radyasyonu emiyorlardı. Bu dönemde, konuyla ilgili bilim adamları bir yandan atom teorisine son şeklini vermeye çalışırken bir yandan da Max Planc’ın “şanslı tahmin”ini tartışıyorlardı.
1800’lerin sonlarında fizikteki en temel sorunlardan biri ısıtılan bir metalden nasıl ve neden radyant enerjinin yayıldığıydı(1). Gustav Kirchhoff’un “kara cisim radyasyonu” olarak bilinen deneyinin (bir cismin ısındıkça değişen radyasyon tayfını konu eden bir deney) grafiğini formule etmek bir çok fizikçiyi ciddi anlamda uğraştırdı. İlk yorum Lord Rayleigh’tan geldi ama onun sunduğu formüller sadece düşük frekanslar için geçerliydi. Sonrasında, Wilhelm Wien’in sundukları ise sadece yüksek frekanslarda işe yarıyordu.(2) . Bu sorunun üstesinden Max Planc, “şanslı tahmin” olarak da bilinen teorisiyle geldi. Daha önce radyasyonun kesintisiz bir dalga gibi olduğunu söyleyen bilimadamlarının aksine o, radyasyonun -bugün kuant dediğimiz- parçalardan oluştuğunu söyledi. Ulaştığı verilere aslında kendi bile inanmadı; sadece çözümsüz radyasyon frekanslarıyla ilgili grafikler hakkında doğru sonuçlar verdiği için bunun geçici bir cevap olarak tasarlandığını söyledi. Bu “çılgınca fikir” bilim camiasında hiç bir yankı bulmadı ve Einstein, Max Planc’ın tamamen doğru düşündüğünü söyleyene kadar da bu “çılgınca fikir” tarihin çöplüğünde unutulmaya yüz tutmuş bir vaziyette kaldı.

Ve bilim tarihinin kaderini değiştiren dahi adam -Albert Einstein- sahneye çıktı. O zamana kadar ışığın dalga mı yoksa parçacık mı olduğunu tartışan bilim adamlarına “neden her ikisi de olmasın” diyen Einstein yepyeni bir alanı, kuantum mekaniğini, dünya bilimine kazandırmış oldu.

Kuantumun gelişimi sancılı bir sürece sebep olmuştur. Öncelikle genç bir Fransız prensi olan Louie de Broglie, madde parçalarının da, örneğin elektronların, dalgalı ve parçalı olduğunu ileri sürdü. Daha açık bir deyişle, parçacıklar elektronlarla birlikte bir dalga hareketine sahipti.(3) Daha sonraları Alman fizikçi Werner Heisenberg, matris denilen diziler geliştirdi. Bu diziler kuantum hakkında birçok problemi çözmesine karşın pek çok bilim adamı tarafından tercih edilmediği için kullanılamadı ve haliyle teorisi de popülarite kazanamadı. Aynı yıllarda Erwin Schrödinger dalga denklemleri üzerine bir makale yayımladı. Differansiyel denklemlerle oluşturulmuş bu işlemler ilgi gördü; çünkü kolay anlaşılabilir olmasından dolayı bu denklemler bilim adamları tarafından tercih ediliyordu. Ancak sorun şuydu: ortada 2 tane birbirinden farklı teori vardı ve ikisi de problemler karşısında aynı sonuçları veriyordu. Kısa bir süre içinde, Schrödinger Heisenberg’in matrisleriyle kendi denklemlerini birleştirmeyi başardı ve her iki teorinin aslında aynı şeyleri öngördüğünü açıkladı.
Daha sonra Heisenberg, kuantum teorisinin kaderini tamamen değiştirecek ve teoriyi fikir babasından (Einstein) tamamen soğutacak bir prensip ortaya attı. Bu prensip “belirsizlik ilkesi”ydi. Buna göre bir cismin konumu ve momenti, dolayısıyla enerjisi ve zamanı aynı anda ölçülemez. Bu prensibe göre atomal dünyadaki birçok şeyi aslında belirsizlikler belirler. Einstein bu yargıyı “Tanrı zar atmaz” diyerek şiddetle reddetmiş ve böylece kuantum teorisindeki önemli bir kutuplaşmanın ilk adımlarını atmıştır. Bu kutuplaşma daha sonraları iki büyük bilim adamı (Niels Bohr-Albert Einstein) arasında adeta bir söz düellosuna dönüşmüştür. Einstein kendi doğurduğu kuantum teorisini çürütmek için ortaya birçok paradoks atmasına karşılık Niels Bohr’un bunlara ustalıkla cevaplar bulması bu tartışmanın galibiyet ibresini “kuantumcu”lar lehine çevirmiştir.
Schrödinger 1935 yılında “ Schrödinger’in kedisi” olarak bilinen ünlü paradoksunu ortaya atmıştır. Buna göre kedi, içinde radyoaktif parçacıkları bulabilen bir dedektör ve radyoaktif bir kaynak bulunan çelik bir kafese kilitlenir. Eğer dedektör radyoaktif bir parça bulursa, açığa çıkan zehirli gaz kediyi öldürür. Radyoaktif parçacığın bir dakika içideki emisyon olasılığı %50’dir. Kafesin biraz uzakta olduğunu düşünürsek radyoaktif kaynağını uzaktan açıp bir dakika bekleriz. Peki kedi bu bir dakikanın sonunda ölmüş mü olur yoksa hala hayatta mıdır? Aslında bunu gözlemleyene kadar ya da ölçene kadar kedi ne ölüdür ne de canlı. Bu sistem dalga fonksiyonu olarak tanımlanır ve dalga fonksiyonunu söndürene kadar kedi belirli bir durum kazanmaz (4). Einstein ve “kuantumcular” arasındaki bu tartışmaya 1965 yılında CERN fizikçilerinden John Bell yaptığı araştırmalar ve deneylerle “kuantumcular” lehine son noktayı koydu.
Şu anda Kuantum mekaniği; lazer teorisinin, katı hal fiziğinin, nükleer fiziğin, parçacık fiziğinin, moleküler biyofiziğin ve bu bilimlerin etrafımızda görebileceğimiz tüm pratik kullanımlarının temelini oluşturmaktadır.(5) Ve hatta bu yazdıklarımı sizlerle paylaşabilmem bile kuantum fiziğinin bizlere sağladığı pratik kullanımların bir sonucudur. Bunun dışında lazer–maser teknolojisi, hayatımızın bir parçası haline gelen televizyonlar, mikrodalga fırınlar, dijital saatler vs. kuantumun hayatımızdaki en büyük etkileridir. Bundan sonra da kuantum mekaniği, farklı pratik kullanımlarla evrenimizi etkileyeceğe benziyor.
"Kürsad" isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
"Kürsad" Kullanicisinin Bu mesaj'ina 2 üye tesekküpr etti:
Alt 03.10.2008, 00:14   #2
Bay koçero_antiağa
Gold Members
Standart

fizikle ilgili bişey olmalı en nefret ettiğim dersti.belkide başaramadığımdandır.
koçero_antiağa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03.10.2008, 10:12   #3
Bay cimem
Bronze Members
Standart

tesekkurler ...
cimem isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 04.10.2008, 20:46   #4
Bay seyduna2763
Silver Members
Standart

teşekkürler bu teori hakkında verdiğin bilgiler için
seyduna2763 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 05.10.2008, 12:05   #5
Bay * *ZARî* *
Silver Members
Standart

paylaşım için tşk
* *ZARî* * isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11.10.2008, 14:05   #6
Bay Göçmen
SİL BAŞTAN
Standart

birgün bu teori sayesinde birşeyler başarak insan oğlu..tabi bize görmek nasip olurmu bilmem...lisede de ilgimi çekmiş ve uzun uzun okumuştum bu konuyu...paylaşım için teşekkürler abi...
Göçmen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12.10.2008, 22:53   #7
edigen
Bronze Members
Standart

verdiğin bilgiler için teşekkür ederim.....
edigen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 12.10.2008, 23:53   #8
edigen
Bronze Members
Standart

Kuantum birçok şeyin tartışılmasını da beraberinde getirmiştir.....
edigen isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 24.10.2008, 23:51   #9
zodiac03031976
Bronze Members
Standart paylaşım

paylaşım için teşekkürler
zodiac03031976 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvpl Son Mesaj
Evrim Teorisi gerçek mi? muhakemat İnanç Tartışmaları 59 27.12.2008 22:05
evrim teorisi:D:D:D:D: faillimeçhul Resimler-Videolar-Animasyonlar 7 06.11.2008 17:34
İzafiyet Teorisi (Görelilik kuramı) "Kürsad" Teoriler ve Tartışmaları 3 31.10.2008 04:48
Komplo Teorisi Siyabênd Silinen Konular ve Mesajlar 7 26.09.2008 19:54

Paylaşmak Özgürlüktür - Arşiv - Yukarı git Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206
Powered by vBulletin® Version 3.7.5 ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:46 .