CAYBURG.COM
BİYOGRAFİLER Basta sanatcilarimiz olmak üzere, topluma mal olmus ve medyatik insanlarin biyografileri. Kim Kimdir bölümümüz.
Cevapla
Seher Yeli Kız...Seher Şahin Bu konu 47 defa okundu ve 0 yorum yazildi.
 
Seçenekler
Alt 27.09.2008, 21:07   #1
Bayan mısri kız
Silver Members
Standart Seher Yeli Kız...Seher Şahin

SEHER ÖLDÜ!” Telefonu kapattı. Duyduklarına inanamamıştı. Büyük bir hızla Dev-Genç irtibat bürosuna döndü. Büroda kalabalık bir grup tartışmaya dalmışlardı. Şengül ve Ekrem tartışıyor, Hüsamettin ve Soner de Şengül’den yana çıkıyorlardı. İçeri girince ona baktılar. Dudaklarından şu sözler döküldü:
- Seher ölmüş.
- Ne olmuş?
- Seher ölmüş.
Seher birkaç günlüğüne Aydın’da oturan ailesinin yanına gitmişti. Aradan günler geçmesine rağmen dönmemişti. Oysa Seher mutlaka zamanında gelir, sözünü tutardı. Kaygılanarak durumu öğrenmek için telefon etmişlerdi. Telefona bir kadın çıkmış, komşularıyım demiş ve Seher’in trafik kazasında öldüğünü söylemişti.
Seher’in ailesi ile yaşadığı sorunları bilen yoldaşları telefondaki ölüm haberine de şüpheyle yaklaştılar. Son bir haftalık gazetelerin trafik kazası haberlerini taradılar. Ama bir şey netleştiremediler. Her şeye rağmen bir heyet oluşturuldu. Heyetteki Dev-Genç’liler Aydın’a gidip cenazeye katılacak, eğer başka bir sorun varsa bunu öğreneceklerdi.
Ertesi gün heyetteki Dev-Genç’liler Laleli’deki irtibat bürosunda yolculuk için hazırlığa başlamışlardı. Büro her günkü gibi hareketliydi ama neşe yoktu.
Kapı çaldı. Kapıyı açan Dev-Genç’li “Seher...” diye bir çığlık attı. Ardından da bir kargaşa, sevinç, şaşkınlık belirten bir gürültü.
Seher üstü başı perişan, üzerinde bol geldiği için dökülen kıyafetleriyle gülerek karşılarında duruyordu. Herkes birbiriyle yarışırcasına onunla kucaklaşıyor, bir taraftan da arada “Ne oldu” diye soruyordu.
Ortalık yatışınca Seher başından geçenleri anlatmaya başladı. Her zaman olduğu gibi yine ailesiyle tartışmıştı. Tartışmanın ardından ailesi “Yaptıkların doğru ama tutuklanacaksın, polis seni öldürecek, buna dayanamayız” diyerek Seher’i eve kilitlemişlerdi. Bunu daha önce de yapmışlardı. Ama bu kez parasını, kimliğini ve tüm kıyafetlerini aldıkları için hemen kaçamamıştı. Bulduğu ilk fırsatta evin penceresinden atlayıp kaçtı. Üzerinde eşofmanları ve ayağında terlikle Aydın’daki TÖDEF’lilerin evine gitti hemen. Ailesinin gelmesinden korktuğu için onlardan iyi kötü giyecek bir şeyler ve biraz para almış, İstanbul’a hareket etmişti. Telefonlara çıkan kadın da komşuları değil annesiydi.

Seher örgütlü mücadeleye ‘90 yılının ilk aylarında başlamıştı. İlk andan devrimci kimliğini saklamayı ya da kolayına kaçıp ailesiye ilişkisini kesmeyi seçmedi. Babası eskiden Aydınlık’çıların çevresinde yer almıştı. Bu nedenle devrimci olmasına, özellikle de DEV-GENÇ’li olmasına şiddetle karşı çıkıyordu. Ailesinin yanına her gidişi tartışmalar, kavgalar, Seher’in yediği dayaklarla sonuçlanıyordu.
Seher’in ailesine karşı verdiği mücadele daha sonra da sürdü. İnatçıydı, ailesini dönüştürme konusunda tüm yoldaşlarına örnek oluyordu. Olanak bulduğu sürece ideolojik çizgisini anlatmaya çalıştı ailesine, babasına. Seher ailesine değer veriyordu. Ama bu yüzden hiçbir zaman duygusallığa kapılıp taviz vermedi. Aksine bu sevgi onu ailesini dönüştürmede daha ısrarlı olmaya sevk ediyordu.
Çok yönlü bir savaş vermek zorundaydı onlara karşı. Hem mücadelede net ve kararlı olduğunu kabullendirmek, hem de babasını ikna etmek zorundaydı. Babası “benim büyüttüğüm bacak kadar kızım bana akıl mı verecek” diyerek anlattıklarını dinlemek istemiyordu.
Seher’in kısa zamana sığan devrimci gelişimi, kararlılığı, sonuçta ailesini de etkilemişti. “Babam benimle daha farklı konuşuyor. Beni dinliyor. Aydınlık ideolojisinin birçok yanlışı olduğunu kabul ettiğini söylüyor” sözleriyle aldığı sonucu yoldaşlarıyla paylaşıyordu. Ama ailesinin koruma içgüdüsüyle, kendi statülerinin bozulmaması kaygılarıyla onu mücadeleden koparmaya çalışması da devam ediyordu.

“BİZ BİR AİLEYİZ”

Sabah trafiği, kalabalığı ve kargaşanın ardından ortalık sakinleşmiş, Ortaköy her günkü günlerinden birini daha yaşamaya başlamıştı. Seher otobüsten inip Dereboyu Caddesi’ne saparken, biri arkasından yaklaşıp Seher’in sırtına dokunuverdi. Aydın TÖDEF’ten bir DEV-GENÇ’liydi.
Bu yoldaşı ile Aydın’da tanışmışlardı. Seher ailesinin yanına gitmiş, her zamanki tartışmalar bu kez kavgayla sonuçlanmıştı. Bu kez de onu kovmuşlar, bu şekilde sınamaya kalkmışlardı. Seher de “mücadeleye gitmek için” ayrılmıştı evden. Ve Aydın TÖDEF’lilerin kaldığı eve gitmişti ilk.
Kapı çaldığında evdekiler kapıyı açınca karşılarında bir genç kız duruyordu.
- “Burası Dev-Genç’lilerin evi değil mi?” diye sordu Seher.
Kapıyı açan Dev-Genç’li bu beklenmeyen soru ve misafir karşısında afallayıp, şaşkınlıkla “Evet” dedi. Sonra da Seher’i içeri buyur etti. Seher bir solukta evdekilerle kavga edip ayrıldığını, mücadele etmek için İstanbul’a gideceğini bu yüzden onları bulduğunu anlatıverdi. Seher’in bu tavrı Aydın’daki arkadaşlarına pratikte nasıl da koca bir aile olduklarını hissettirmişti.
Aydın’da da TÖDEF’liler bir sorun nedeniyle açlık grevindeydiler. Bir süre sonra beraberce açlık grevindekilerin yanına gitmek için çıktılar. Dayısı yolda karşılarına çıkıp önlerini kesti. Seher’e “Gitmeyeceksin, burada kalacaksın” diye dayatıyordu. Seher de kararlı, “Gidiyorum, bunu engelleyemeyeceksiniz” dedi.


“TEK BİLDİĞİ İNSANLARI SEVMEKTİ”

Randevu için hazırdı. Çantasını alıp dışarı çıktı.
Kısa sürede çok şey değişmişti Seher’in yaşamında. Artık İstanbul Dev-Genç’in birim yöneticilerinden biriydi. Bir süredir yeni ilişkiler içine girmiş, sorumlulukları artmıştı. Yoldaşları onu illegale hazırlıyor, sokak eğitimi veriyorlardı.
Seher İstanbul’a ilk kez 1989’un Ekim’inde kazandığı Mimar Sinan Üniversitesi Moda Bölümü’nü bitirmek amacıyla gelmişti. O zaman mücadele hakkında pek bir bilgisi yoktu. Tek bildiği insanları sevmekti ve onların haksızlıklara, baskılara uğramalarına tahammül edemiyordu.
1973 yılında doğmuştu. Yaşı küçüktü ama cesareti, yaşadıklarına, gördüklerine sessiz, tavırsız kalmayacak kadar da büyüktü. Maslak Yurdu’nda kalırken Dev-Genç’lilerle tanıştı ve onlarla hemen kaynaştı.
Devrimci Gençlik Dergisi’nin Laleli’deki irtibat bürosu Seher’in de uğrak yeri oldu. Entelvari görüntüsü, üstelik pek devrimci çıkmayacağına inanılan Mimar Sinan Moda Bölümü öğrencisi olması nedeniyle “Bundan devrimci olmaz” önyargısı da yok değildi kimilerinde.
2 Mart 1990 Yıldız İşgali Seher’in yaşamında belirleyici bir öneme sahip oldu. Okulunda ve kaldığı Maslak Kız Yurdu’nda sürekli çalışma yapıyor, faaliyetler organize etmeye, insanları örgütlemeye çalışıyordu. Ama çoğu zaman emek harcadığı insanların bencilliği, umursamazlığı moralini bozuyor, güvensizlik yaşamasına neden oluyordu. Ta ki İTÜ’nün meşhur sivil polisleri Avarel’le yaşadıkları olaya kadar.
Avarel, herkesin gözü önünde birkaç sivil polisle birlikte Seher’i kaçırıp, okulun yanındaki boş bir barakada dövmeye başlamıştı. Seher bu işkence karşısında direniyor, slogan atıyor, tekmelerle sivillere vurmaya çalışıyordu. Olayı duyan Maslak Yurdu öğrencileri hemen protesto ve eylemleri başlatıp, yolu trafiğe kestiler. Sonuçta siviller Seher’i bırakıp kaçmak zorunda kaldılar. Öğrencilerin Seher’i sahiplenmesi ve bu kararlı tavırları bir yanıyla Seher’in o güne dek verdiği emeğin bir sonucuydu. Kimi zaman içten içe kızdığı, “neden harekete geçiremiyorum, örgütleyemiyorum” dediği insanlar onun emeklerinin karşlılığını bu biçimiyle vermiş oluyorlardı.

“PAYLAŞMA VE DAYANIŞMA MI? O SEHER”

Sohbaharın ilk günleri, yapraklar sararmaya yüz tutmuş, ama İstanbul, üzerinde parlayan güneşle yazın ortası kadar sıcak.
3 Eylül günü Fındıklı’daki Mimar Sinan Üniversitesi kayıt olmaya gelen öğrenciler ve aileleri ile cıvıl cıvıl hareketli bir gün yaşıyordu. Seher ve arkadaşları sabahtan gelip, TÖDEF’in çağrısıyla Türkiye çapında uygulamaya koydukları Rehberlik ve Dayanışma Masasını açtılar. Gençleri ilk onlar karşılıyor, kayıt işlemleri konusunda bilgilendirip yardımcı oluyorlardı. Öğrenci adayları ve aileleriyle sıcak diyaloglar kuruyorlar, ne yapacağını bilmeyen pek çok insan onlara teşekkür ediyordu.
Bu masanın kurulmasını bizzat Seher’in kendisi örgütlemiş, emek harcamıştı.
Saat 17.00’ye geliyordu. Biraz sonra okul kapanacaktı, Seher ve masada son kalan İYÖ-DER’li arkadaşlarından birisi sohbet ede ede toplanırken siyasi şubenin polisleri yanlarına gelip masayı iteklediler. “Kaldırın bu masayı, sizi gözaltına alacağız” diye bağırıp, küfrediyorlardı. Seher ve arkadaşı gözaltına almaları için bir neden olmadığını söylediler. Polisler diğer arkadaşına saldırmışlar, o ise direniyor, gitmiyordu. Seher’in elinde masayı toplarken aldığı İYÖ-DER Rehberlik ve Dayanışma yazılı karton, polislerle tartışıyordu. “Beni kolay alamayacaksınız” deyip aralarından sıyrılıp koşmaya başladı Seher. Koşarak merdivenleri çıkıyor, kendisini kovalayan işkencecilere “Katiller, insan avcıları, halk düşmanları” diye bağırıyordu.
12 Temmuz’un ardından gözaltına alınmış, onca işkenceye direnmişti. Polisler Seher’i tanıyorlardı.
18 yaşında gencecik bir kız Seher. Nefes nefese tırmanıyor merdivenleri. Arkasında üç-dört insan avcısı, camı kırıp yangın ziline basıyorlar. Okuldakiler yangın çıktı sanıp terk etsin okulu, tanık kalmasın istiyorlar.
Korkuyorlar Seher’den. Seher’lerin her gün etraflarına taşıyıp büyüttükleri dayanışma, paylaşma ruhundan, küçük küçük emeklerle büyüyen devrim düşünden korkuyorlar. Vahşi bir hayvanın avını kovalaması gibi kovalıyorlar Seher’i “insan avcıları”.
Üçüncü katta yakalıyorlar onu. “İnsanlık Onuru İşkenceyi Yenecek” diye haykırıyor Seher. Tekme tokat girişiyorlar. Gözü morarıyor daha o anda, slogan haykıran dudaklarını patlatıp, kanatıyorlar. 18 yaşında bir genç kız Seher, geleceğe duyduğu inançla cesur ve kararlı. Elinde sıkı sıkı tuttuğu tanıtım kartonunu almaya çalışıyorlar, alamıyorlar, yırtıyorlar. Bir ucu Seher’in sıkılı avucunun içinde kalıyor.
Atıyorlar Seher’i pencereden aşağı...


“SIKILI YUMRUĞUNU KİMSE AÇAMADI”

Seher Taksim İlk Yardım Hastanesi’nde. Yoldaşları odanın kapısında bekliyorlar. Seher oksijen çadırına alınmış.
İlk teşhis; “Çene kemiği ve kalça kemiği kırılmış, kafatasının yedi yerinde kanamalar meydana gelmiş, dalağı patlamış ve kaburgalarının bazıları kırılmış...”
Geceler gündüzler birbirine karışıyor. Direniyor Seher, pencereden atıldığı ana kadar taşıdığı büyük inatçı dirençle direniyor. Doktorların deyişiyle “büyük bir yaşam hırsıyla” direniyor. Avucunun içinde kağıt parçası. Sıkılı yumruğunu kimseye açmıyor beş gün boyunca.
Ve 8 Eylül...
Seher TÖDEF’in ilk şehidi. Öğrenci gençliğin elinde bir bayrak şimdi. Dayanışmanın simgesi. Seher’in kanına bulaşan eller dayanışmayı, paylaşmayı, insanca olan ne varsa yok etmeyi başaramıyor.
. Mimar Sinan Üniversitesi’ndeki arkadaşları Seher Şahin adını veriyorlar bir anfiye.






Seher’in Elleri - I
O eller
Güzel eller
Yeri gelir sıcacık bir sevgidir
Teklifsiz uzanır darda olana
Dostluğun kıymetini öğretir

O eller
Güzel eller
Yeri gelir yumruk olur
Ölür
Açılmaz

Seher’in Elleri - II


Ellerin Seher kız, ellerin
Öyle sıcak, öyle güzel ellerin
Dost dost olurlar, cana can
Anacan bir şefkatle yara sararlar
Pir sultan toprağından sevda derip de
Ekerler yüreğin her zerresine

Can çözülür, ölünür
Yüreklere ekilmiş tohumlar ölmez

8 Eylül 1998
Buca
mısri kız isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz Aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cvpl Son Mesaj
Tülay Özer & Seher Yeli ZümRa Türküler - Halk Müziği Albümleri 72 Dün 19:08
Yavuz Bingöl - Esti Seher Yeli aktepe Tek Mp3 Paylaşım 1 14.11.2008 00:06
seher yeli kız grup yorum crinides Yerine Getirilmiş İstekler 2 27.10.2008 19:53
Cevahir Güzel - Esti Seher Yeli SevdaTreni Türküler - Halk Müziği Albümleri 3 04.09.2008 18:46
tülay özer - seher yeli üstat Yerine Getirilmiş İstekler 3 14.11.2007 15:17

Paylaşmak Özgürlüktür - Arşiv - Yukarı git Web Stats
Rapidshare Uploaded.to Uptal.com Upshare.NET Filefactory.com Anket WinRAR | File Hosting Free Kurd Radyo Dinle Bedava Albüm Indir Yeni Albüm Albüm Paylasim .Net .Org
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206
Powered by vBulletin® Version 3.7.5 ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:22 .